Sükûtun Gecesi

Ancak sen kadar sen olabilirdi ay
Yıldızlardan avize tavanlı saray

Düşünce düşmüş
Yüzüstü kapaklanmış teammüden
Ayartı bu afetten kopamaz
Bitişi hüsran
Ve yeniden susarcasına, uçarcasına
en uç noktasından tutarcasına
en ufak boşluk bırakmadan
en hızlı darbelerin
en karşı konulmaz sedadan
en kuytu menfezden akarcasına
Bütün bir kutsiyetin tahrimesiyle arda atılan
İki harfe süzülmüş lügatin
Zaman üstü, üstün zamanı arzularcasına
Bir dipçik yarası kadar sıcak, pıhtısız
Mefruşat şahitliği kadar acı
Mekan kadar ağır
Sükûtun gecesine koştum gözbebeklerimi büyütüp
Acıdım yaktığım zaman acımadığıma

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Girdiniz Ya Kapıdan / Ay Vakti
Kendi İsmine Bakabilen İnsan / Semra Saraç
Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -81 / Şiraze
Necip Fazıl’a Muhabbetin Bedeli / Muhsin İlyas Subaşı
Yitik Cennet’in Peşinde: Mehmet Akif İnan / Abdullah Arif İnan
Tümünü Göster