Vakitsiz Savruluşlar Atlası

Ne zaman üflendi kıyametin suru
Bahar gemi ağzında bir deli at gibi kişniyor işte
Demir bir kafeste çırpınıyor bülbül
Rüyalar zarfsız bir mektup gibi saçılırken ortaya

Papatyalar toprağın kanatsız kelebekleri
Cennetler yürüyor ak saçlı annelerin ayaklarında
Kim bilir kaç eğri kılıç bileniyor şimdi
O cehennem göğüslü ağıtların sokaklarında

Tan yellerine karşı açmış bağrını gece
Üşüyen çocuklarına hangi masalı anlatıyor
Yeniden yaratılırken insan kara topraktan
Çılgın bir bahar zerdali dallarında çiçekleniyor

Kâğıttan aslanların savrulan yelelerinde
Bulutların eline bir demet yasemin tutuşturup
Şu köpüren denizde birkaç gemiyi batırıp
Yağmur duasına şemsiyelerle gidiyoruz

Hayatın sahilini döven ecelin dalgalarında
Kader aslanının pençesi gönül ceylanına değince
Kaç adı konmamış kıyametin ateşini yakıyoruz
Ve bir rüzgarın önünde vakitsizce esip geçiyoruz

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

138. SAYI / MAYIS – HAZİRAN 2012 / Ay Vakti
Gündem / Ay Vakti
Kafdağı / Şeref Akbaba
Cezada Elif Firarı / Naz
Kitaplarla Baharı Yaşamak-I / Recep Garip
Tümünü Göster