Suya İnen Seslerle

Sustukça içine akıyor zehri
Dağları okşamış
Sıvazlamış sırtını serin otların
En dişi hali
En dişli rakibi kendiyle bir olanın.
Acele etmiyor zerk etmek için ruhunu, sabırla bekliyor
Kadın en sabırlı hali toprağın
En kıraç ve tozlu yanı.

Vardıysak ona, karanlık saçlarına
Vardıysak ondan, seçilmiş bir nutfeden
Rüzgardır yumuşattığı göğsünde
Her esişte daha da kabarıp esneyen şakaklar
Şimdi ipekten de yumuşak
Suya inen seslerle, meleklerle.

Yılın en yeni günüdür
Çayır kuşlarının oynaşması gelir
Serper tüylerini, kur yapar
Çeşit çeşit seslenir
Kılıçtan keskin bir kükreme damarlarında
Bir şeyler kımıldanırken birinin kanında
Ötekinin karnından tüylerine ürpermeler bambaşka.

İnsanlığıma giydirilmiş yalnızlığı değil
Yalnızları saçlarından tanıyorum ben.
Kapıya, bir konuğu karşılamaya çıkar gibi
Kalakalmışlığı taranmış
Çekmiş gözlerine kavuşmayan yolların inceliğini.

Gelişini mi almalıyım yanıma
Yoksa gidişimi mi bırakmalıyım sana.
Güneşti, büyüyordu gözlerin.
Ay olup küçülende ben avuçlarında.
Sen çağırdın geldim ben
Ben çağırdım sen geldin.
Bunların hepsi gerçek sevgilim.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Kurdele Kesilmeden / Şeref Akbaba
Aynalarda Mağlup Yüzümüz / Ay Vakti
Kadim Bir Acı / Yalçın Ülker
Aforizmalar / Naz
Göl-Geler / Taha Yasin Tuncer
Tümünü Göster