Muavenet

Unutmamak, insana has ne güzel bir haslettir. Yapılan bir iyiliği, bir güzelliği unutmamak. Acı çekeni, kederliyi, yaşlıyı, akrabayı, darda ve yolda kalanı, aç olanı, yoksulu, hastayı, üşüyeni, her türlü yardıma muhtaç olanı unutmamak.

Ve unutmak da güzel bir haslettir. Sağ elin verdiğini sol elin duymayacağı bir usul ve yöntemle ihtiyaç sahibine yardımcı olmak. Maddi veya manevi, yapılan iyiliği unutmak, başa kakmamak. Söze, yüze, göze eziyete dönüştürmemek. Kötü olarak tanımlanan ve zaman zaman zihin ve gönül dünyasında hatırlandıkça rahatsızlık veren ne varsa onları da “kem söz sahibine aittir” özdeyişinden hareketle unutmak. Çöpe atılacak cürufu nezih mekânlarda barındırmamak.

Mevlana ne güzel ifade etmiş; “cömertlik ve yardım etmede akarsu, şefkat ve merhamette güneş, başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.”

Sosyal bir varlık olan insan, hayatı idame ettirebilmek için her daim bir başkasına ihtiyaç duyar. Yalnız taş duvar olmaz. İyi günde, kötü günde, normal yaşamda fertler birbirine dayanak ve yardımcı olurlar. Doğal afetler ve farklı acıların yaşandığı süreçlerde de bir sese, söze, ümitvar bir bakışa, maddi ve manevi yardıma, toplumun sahiplenmesine ihtiyaç duyar insanlar.

Bu sebeple sosyal birliktelik ve kurumlar oluşturulmuştur. Geçmişte birçok vakıf bu amaçla teşekkül etmiştir. Dünyanın muhtelif bölgelerindeki mağdur ve mazlumların ihtiyaçlarını karşılamak için yardım köprüleri kuran ve yurt içinde de ihtiyaç sahipleri ve karşılaşılan afetlerde sahaya inen dernek ve vakıflar bu amaçla kurulmuştur. Dünyada ve ülkemizde sosyal devlet anlayışı bu gerekçelerle öne çıkmıştır. Tarihin her döneminde hem yardım etmek, hem de mazlumların haklarını korumak için çeşitli teşekküller oluşturulmuştur.  

Unutuş ve hatırlayış babında kısa bir betimleme yaptıktan sonra, civanmertliği ve yardımseverliği Kahramanmaraş merkezli ve on bir ilimizi sarsan, yıkan, elli binden fazla insanımızın ölümüne sebep olan depremde yeniden müşahede ettik.

Depremin ilk günü itibariyle resmi ve sivil kuruluşlar, uluslararası arama-kurtarma ekiplerinin yanı sıra, gönüllüler ordusu da yardıma koştular. Kimi Hatay’da, kimi Maraş’da, kimi Adıyaman’da, kimileri diğer şehirler ve ilçelerde enkazdan birini kurtarmak, çalışanlara yardımcı olmak, depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere bölgeye gittiler.

Nerede kalacağız, ne yiyip içeceğiz diye düşünmeden.

Bir yetimin elinden tutmak, enkaz altındaki yakınlarını bekleyenlere moral vermek ve günlük ihtiyaçlarının giderilmesine yardımcı olmak için.

Bir can kurtarılınca tekbir getirilmesinden rahatsız olanlar, yalan haberlerle kirli emellerine ulaşmak isteyenlerde ortalıkta göründüler.

Ehl-i kıble olan yöre halkı bunlara rağbet etmedi.

Bölgeye gitmeyenler nakdi ve ayni yardımlarla destek oldular ve olmaya da devam ediyorlar.

Örnek bir dayanışma sergilendi.

Muavenet.

Rahmet oldu.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Muavenet / Şeref Akbaba
Büyük Acılar Dilsiz ve Sessizdir… / Ay Vakti
6 Şubat 2023 / Ali Yaşar Bolat
Yüzler / Şakir Kurtulmuş
6 Şubat 2023 Saat 4: 17 / Suat Tekin
Tümünü Göster