Dağlardan Geçtim

sağ elimde bir dağ sol elimde bir dağ
gözlerimde iki dağ birden ağladı
kopardılar başınızın üzerindeki beyaz gülü
denizlerin rüzgârında şimşekleri kovalayan
ateş topundan dökülen sularda yıkandım
bir dağ ağladı çok ağladı
bu dağ çok ağladı
gövdemizde gezinirken ölüm
çölün bedeninde açtı diriliş çiçeği

ince bir saç teline yaslanan
kentin bedenindeki her patlama
bir çiçek gibi açıyor dağların başında
ışık dağın omzunda yürüyor çöle koşuyor
kırılan dalların içinden yükseliyor bir dağ
bir dağ
bir dağı
bir dağa
bir dağda

dağların çıplak göğsünde cennet kokusu
suyla kavgada yenik düşmüş
dağlardan geçtim
içinden sızan ışık aydınlanan şehir
güneşin üstünden atlıyor sular
dağların açık yarasından
doğan ırmaklarda

yeni bir çiçeğin doğuşu
bozdu kentin sessizliğini
yeni bir kentin
kuruluşunu kutluyoruz
dağların cennet kokulu eteklerinde

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

BİR-İKİ ERZURUM –II- / Şeref Akbaba
Kutlu Telaş / Mehmet Aksu
Aşkın Gölgesinde Dile Gelenler / İsmail Bingöl
Aforizmalar / Naz
Perde ve Hakikat : Sinema Felsefesi / Abdullah Ömer Yavuz
Tümünü Göster