Henüz Sonbahar

ellerimi tutsan da bir bıraksan da
nasılsa bir çıban gibi patlıyor yarı gecede
iskeletsiz tapınaklar ve piyango çekilişlerine                                                  
göz kırparak

hayatın o ağır ve ebruli ezgisi
teçhizatsız yolculuklarda incirin ve zeytinin
Mekke’nin ve Kudüs’ün lanetine uğramış çehresi

şimdi ürperen sardunyalarla başlıyor mevsim
mevsim dudağıma mühür vuran en çetrefil sorularla
tanımlıyor ikimizden birini
buğusuna tabirsiz rüyalarımı iliklediğim tütsü
ve isli kandillerde haykıran firari umut
beni sensiz de sürükler haytalığın girdabına
bilemezsin neden
alnımın orta yerinde depreşen
şu bir tutam şafak huzmesi
sana niyetle aşkın ilk cüzüne başlayan
sonra döne döne ruhumun sonsuz yaygısına abanan
bir iniltiye dönüşür ancak

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Belirleme XII / Ay Vakti
Beni Affet / Recep Garip
Çekesvored / Özcan Ünlü
Şehrin Bilmem Neyi / Hakan Özbek
Dakika 4 / Dakika 5 / Dakika 6 / Hamit Can
Tümünü Göster