Belirleme V

Yeni bir yüzyıla girdik. Geçen yüzyılı genel anlamıyla olumsuzluklar oluşturuyor. Eğer bilgisayar, internet, uzay savaşları ve kurgu filmler olmasa gözlerimizin önüne dökülenler sadece savaşlar, savaşlar ve savaşlar… Daha çok Ortadoğu, Asya, Türk Dünyası ve Müslüman coğrafya üzerinde yapıldı savaşlar.
insan hak ve özgürlüklerinden bahsedenlerin dünyanın gözü önünde yarım yüzyıldır Filistin’de, yirmi küsur yıldır Afganistan’da, Saray Bosna’da, Çeçenistan’da, İran’da, Irak’ta, Anadolu ve bütün bir coğrafyada savaşlar üstüne savaşlar yapılarak yüzyılın insan portresinde kan, gözyaşı ve ağıtlar oluştu. Bütün bunlar yirminci yüzyılı anlatacak insan savaşlarıdır. Süper güç değerlendirmesinde kendilerini ispat edenlerin insanlığa işledikleri suçlardan sadece bazılarıdır.
Belirleyici vasıflarımızla yeni yüzyıl için daha çok barışı, kardeşliği ve insanca yaşamayı önerdiğimiz için bunu yapıyoruz. Çok sesliliğin rahatlatıcı nefesini belirtiyoruz, insanlar ister ilahi bir dinin mensubu olsunlar isterlerse ilahi olmayan her hangi bir inanca bağlı bulunsunlar; inanmanın ve reddetmenin de bir insan hakkı olduğu buna her türlü zeminin hazırlanması gerektiğini vurguluyor olmamızdadır. Belirleyici vasfımız tarihi vasfımızdır. Geçmiş yüzyıllar bizim insan haklarına karşı nasıl toleranslı davrandığımızı, inançlara ve ibadethanelere nasıl özgürce tavır belirlediğimizi ortaya koymaktadır. İşte yeni yüzyılda olması gereken şey; bütün insanları tek bir tornadan çıkarır gibi çıkarılamayacağının kabul edilerek daha özgür, daha tahammüllü, daha insaflı ve daha insan haklarının uygulanabildiği bir uygarlık hazırlamaktır.
Şairler ve sanatkârlar Ay Vakti’nin belirleyici şualarından, ilk insandan son insana kadar faydalandıklarını anlatacaklardır. Bu anlatımın temel kuralı; insanın önce insan olmasını kabul etmesiyle başlamasıdır. Sonra insanın seçenekleri, tercihleri, itirazları, anlayış farklılıkları, giyim ve kuşam şekilleri devreye girecektir. Dolayısıyla, insan bireylerini tasnif etmek, onları birtakım sınıflara ayırmak asli itibariyle mümkün görünmemektedir. Ne var ki, insanın fıtri yapısından kaynaklanan ihtiyaçlar ve birilerinin yönetiminde huzuru bulma şekillenmeyi bozar ve zulümlerin oluşmasına, haksız kazanç yollarının açılmasına neden olur. İnsan yönetimindeki ferdi ihtiraslar huzuru ve insani ilişkileri zedeler.
Jean Jacques Rousseau bir konuşmasında şunları söyler: “Medenileşmiş insan, insanlığın ilk teşviklerine aptalca itaate hazırdır. Bilge adamın ihtiyatla kenara çekildiği kargaşalar ve sokak çatışmalarında sürüklenen, üşüşen avamdır. Dövüşenleri ayıran, ayak takımıdır ve soyluların birbirlerinin boğazını kesmelerini önleyen onlardır.” Şimdi kocaman bir yüzyılı Rousseau’nun bu ifadeleriyle çözümlemek bile mümkün.
Ya da Kautsky’nin bu güne yansıyan sözleri daha bir açıklık getirmektedir: “Demokrasi, herkes için ve eşit oy hakkıyla, sınıf mücadelesini sille tokat savaştan bir zeka savaşına dönüştürmenin; bu savaşta belli bir sınıf eğer zihni ve ahlaki bakımdan rakibiyle aynı zeminde dövüşebilecek yeterlilikteyse zafere ulaşabilir. Demokrasi, daha yüksek bir hayat biçiminin onunla gerçekleştirilebileceği tek ve yegane yöntemdir.” Burada tek yöntemdir ya da değildir. Bu dünyaya bakış tarzımızla, inançlarımızla ilgilidir. Bizim belirlemeye çalıştığımız nokta ise şu: insanlar, ülkeler bu yirmi birinci yüzyılda daha ilkeli, daha barışık, daha kardeşçe, daha uygarca, daha yaşanılabilir bir yeryüzü için savaşların olmadığı, sadece barışa dair gayretlerin öne çıktığı bir yüzyıl olması için çalışmalıdır.
Yeryüzünün en evrensel şiirlerini, şarkılarını söyleyebilecek olanlar; inançlarını özgürce söyleyebilen ve yaşayabilen şairler, sanatkarlar ve düşünce ustalarıdır. Bu anlayışla inançlara, düşüncelere yeni asır için özgürlükler diliyoruz. Bu belirlemeyi en belirgin insan haklarının bir belirlemesi olarak görüyoruz. Öyleyse yaşasın umut, yaşasın özgürlükler ve yaşasın insan hakları.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Başıma Öyküler Yağıyor / Alaeddin Özdenören
Suna Bir Hışmı Namluya Gelincik Sürmek / Alâaddin Soykan
Senden Kalan Bahar / Recep Garip
Hatırlama / Özcan Ünlü
Sorular / Murat Soyak
Tümünü Göster