Belirleme II

Mütevazı olmak bırakıldı bize. Yapıp ettiklerimizle çatışmadan, inandıklarımızla örtüşerek yaşama görevi. Ay Vakti’ne ayarlı bir duyarlılığı vurgulamaktayız. Ay Vakti, Önderin bir bağışı, bir muştuyu, bir çağrıyı belgelemesidir. Onurlu oluş ve duruşun bir belgeseli, seçilmişliğin üstün kılınmasıdır.
Her eylem bir sorumluluk yükler. Her tavır, her davranış, her yazı, her şiir, bir anlayışı ortaya koyar. Sıradan yapıp durduğumuz gündelik hareketlerimiz, bizim kimlik ve kişiliğimizi haber verir. Bu belirleyicilik; ferdin, inanç, kültür, medeniyet ve sanat anlayışını da ortaya koyması bakımından oldukça önemlidir. Dolayısıyla bireyi rastgele eylemlerden, sözcüklerden, giyim ve kuşamdan da alıkoyar. Sıcacık sofalarda yapılan çay sohbetleriyle, sofralarda içilen çorbaların da anlamı şekillenmiş olur. Kimi yaz akşamlarında hilalle başlayan oturumlar gece geç vakitlere değin sürüp gider. Gece dolunayın eşliğinde okunan şiir saatleri, kitap okuyuşları, tarihin imbiğinden damlatılan tarih dersleri, masallar, öyküler ve anılar defterine düşürülmüş notlar, bütün bunların; yaz gecelerinde ay vaktiyle, kış mevsimlerinde bembeyaz örtüsüyle dolunaylı gecelerde beslene beslene büyüdüğümüzü, büyütüldüğümüzü ve büyütüldüğünüzü belirliyoruz. Yaşamak bir belirlemedir. Olup biten her şey, yenilip içilen, alınıp satılan, kullanılan atılan, her türlü konuşmalar, yazışmalar, tartışmalar ve bir dizi sayamadığımız unsurlar hepsi bir belirlemedir. Yaratılış gayesini çözüp çözmediğimiz yaşamın, içerisinde barınıp durduğumuz doğanın, umarsızca kullandığımız zamanın çetelesi tutulmaktadır. Çetelesi tutulan her şey günün birinde karşımıza çıkarılacaktır. İnsanın, bir bilinci, bir sevdası, bir düşü, bir tarihi, bir coğrafyası, bir sanatı, bir edebiyatı, bir hüznü, bir sevinci, bir mutluluğu, bir kederi bulunması doğaldır. Bu doğallık içerisinde gelişigüzel bir yaşamı ortaya koyması ise doğal değildir. Prensiplerin, kuralların kendiliğinden varlıklarını hissettirmesi kaçınılmazdır.
Tarihi bir anlayışa sahip olan insanoğlu geçmişinden aldığı ilhamlar kadar, yarınla ilgili hedeflerini de kayda düşmekten geri durmamaktadır. Değil mi ki, mütevazı bir anlayışı, kadim bir anlayışı, ilkeli bir anlayışı yerleştirmek istemektedir. Dolayısıyla göğün katlarından süzülen hayat anlayışlarını yaşama sevinci haline çevirmelidir. Bu anlayış. ruhta, kalpte, gönülde, evde, işyerinde, şehirde, ülkede ve yeryüzünde nefha nefha yayılacaktır.
Sürgün vermiş yepyeni zamanlar için kollarımızı sıvamalıyız. Bir yolcu hazırlığında çeyizlerimizle birlikte beklemeliyiz doğacak sabahları. Her fert bilmeli ki, önce kendinden sorgu olacak sonra sorumlu olduklarımızdan. Öyleyse belirlenmiş bir hayatı kayda düşen imler unutulmamalıdır.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Meğer Aşk İmiş / Arif Dülger
Mavi Türkü / Şeref Akbaba
Aşk Üfle Anne / Özcan Ünlü
Kalbini Ferah Tut Sevgilim / Adem Özbay
Kor Ayaklar / Ferman Karaçam
Tümünü Göster