Sözün Değerinin Muhafazası İçin: Metin Tenkidi

İnsanoğlunun varlık sahnesine adımını atmasından itibaren onun gerek kendi ruh dünyasına ait fikir ve his zincirlerini halka halka birleştirip dış âleme taşıyan gerekse kendisi haricindeki insanlar ve varlık evreniyle ilişki kurmasını sağlayan söz olmuştur. Söz, kendisine dil ile ruhunu verenin ağzından dökülmesinden itibaren ait olduğu kalp ve zihnin tarihî ve varoluşsal serüvenini bizlere aktardığı gibi aynı zamanda tüm insanlığın tarihin karanlık noktalarından günümüze kadar birçok sancı ve sarsıntıyla gelen yaşam sürecinin akıp geldiği kıyısız bir deniz olarak da göze çarpar. Sözün insanlığın tüm varlığını taşımada sahip olduğu bu ehemmiyet insanları sözü kutlu amaçlar için kullanmaya götürmenin yanında onun bozulması için önlemler almaya da yöneltmiştir.

Sözün devamlılığının ve kutsiyetinin sağlanmasından şifahî kültür dönemlerinde kafiye, müzik, destân, efsane, menkıbe gibi form ve unsurlardan yararlanılırken yazının icadıyla beraber bu hususta bayrağı matbu metinler devralmıştır. Gerek şifahî  gerekse yazılı kültür dönemlerinde sözü bozulmadan koruma çabaları insanın beşerî zaaflarından kaynaklanan eksiklikler neticesinde daima eksik kalmıştır. Söz, gerek yazıyla gerekse şifahî olarak kuşaktan kuşağa aktarılırken çeşitli değişmelere ve bozulmalara uğramıştır. İnsanoğlu da bu bozulmaları en alt seviyeye indirebilmek için metin tenkidi denen disiplini ortaya koymuş ve evrensel medeniyetin kayıt altına alındığı belgeler olarak da düşünebileceğimiz metinlerin korunması için Metin Tenkidinin gelişmesine çalışmıştır.

Prof. Dr. Salahattin Polat tarafından literatüre kazandırılan Metin Tenkidi adlı eser evrensel değerlerin ve insanî hasletlerin kadimden bugüne taşınmasına yadsınamayacak öneme haiz olan Metin Tenkidi hususunda gayet kapsamlı bir çalışmayı ihtiva ediyor. Kitabın mukaddimesine Metin Tenkidinin sözün korunmasında arz ettiği ehemmiyete vurgu yaparak başlayan yazar, mukaddimenin devamında bu disiplinin diğer bilim ve disiplinlerle olan kopmaz bağlarına da işaret ediyor. Metin Tenkidinin Batı kültür ve coğrafyasındaki gelişim çizgisi ile İslâm Medeniyeti ve ülkemiz sınırlarındaki durumunu da değerlendiren Polat, özellikle son zamanlarda yapılan çalışmaların niceliği ve niteliği bakımından Batı’nın çok gerisinde olduğumuzu üzülerek vurguluyor. Özellikle kültür varlığımız için mutlaka üzerinde durulması gereken bu disiplinle alakalı olarak ülkemizde müstakil bir çalışmanın mevcut olmamasına dikkat çeken yazar durumun vahametini sayısal verilerle de ortaya koyuyor.

Eserini vücuda getirme amacının Metin Tenkidinin teorik, pratik bütün meselelerini detaylarıyla ele almak, sonuca bağlamaktan ziyade bu konuda derinleşmek isteyenlere bir giriş kitabı, rehber ve başvuru kaynağı sunmak olduğunu ifade eden yazar, bu sebeple Metin Tenkidine ait kavramların Batı dilleri ve Arapça’daki karşılıklarına da yer vererek alanda kapsamlı ve doyurucu bir çalışma yapmaya talip olanlara katkıda bulunuyor. Ayrıca konu hakkında “basit bir heveskârlığın” ötesine geçmeyi amaçlayanlar için dipnotlarda ek okuma tavsiyeleriyle beraber araştırmacılar için çok faydalı olacak bibliyografya bilgileriyle bir rehber eser olmanın mahiyeti yerine getirilmiş oluyor.

Dört bölümden oluşan eserin ilk bölümünde ele alınan ilk kısım dilimizde Metin Tenkidinin sahip olduğu çok anlamlılık. Tenkit kelimesinin kökenini ortaya koymakla işe başlayan yazar, ardından da mefhumun dilimizdeki farklı anlamlarına işaret ediyor. İlk olarak kavramın disiplinle olan ilişkisini ortaya koyan “Bir eser ve metnin geçirdiği süreçlerde maruz kaldığı bozulma ve değişiklikleri düzeltip orijinal hâline döndürme faaliyeti” olarak nitelendirilmesinin üzerinde duran Salahattin Polat, ardından da aynı kavramın “Edebî Eserin Eleştirisi” ve “Hadis Metinlerinin muhtevasının Kur’ân’a, akla ve tarihî gerçeklere uygunluğunun araştırılması” olarak literatürümüze geçmiş anlamlarını vurguluyor. Birinci kısmın bir diğer konusu da Metin Tenkidinin tanımı ve boyutları. Bu başlıkta Metin Tenkdinin tanımının yanında diğer disiplinlerle olan ilişkisini de ele alan yazar, çeşitli tenkit türleri ile Metin Tenkidi arasındaki alışverişten bahsettikten sonra bu önemli disiplinin ülkemizde yeterince gelişememesine sebep olan çeşitli yanlış anlayışlara da eserinde yer vererek “sözün doğrusunu” vurguluyor.

Kitabın ikinci bölümü Metin Tenkidinin Batı ve İslâm kültürlerindeki tarihsel serüveninin yol haritasının çizilmesine ayrılmış. Bu bölüm alanda ciddi çalışmalar yapmak isteyenlere kronolojik bilgi sağlamanın yanında özellikle İslâm dünyasına ait Metin Tenkidi örneklerinin sunulmasıyla kuru teori yığını olmaktan da kurtuluyor. Bölüm sonundaki değerlendirme de sunulan malumatın çerçevesini çiziyor.

Üçüncü kısımda Metin Tenkidine dair farklı yaklaşımlar, yöntemler ve Metin Tenkidinin aşamaları üzerinde durularak “kulaktan dolma bilgilerle işin kolayına kaçmak yerine gerçek bir el emeği ve göz nuruyla bir eser meydana getirmek isteyen gönüllülere” bir çalışma ve uygulama rehberi sunuyor. Ayrıca şekillerle ortaya konan tenkit örnekleri de yapılacak çalışmalarda muhtelif engellerle karşılaşacak olan araştırmacıların önünü açacak nitelikte.Kitabın dördüncü ve son bölümü ise İslâm Kültür ve Medeniyet Dünyasında Metin Tenkidinin İslâmi ilimlerle ilişkisi ve özellikle hadis ilmiyle olan derin bağının ele alınarak sorunları ve bu sorunların çözümü ile disiplinin İslâm bilim ve kültür hayatı için vaat ettiklerinin ortaya konmasından oluşuyor.

Sonuç kısmını ilk bölümde de yer verilen yanlış anlayışlar, var olan eksiklik ve sorunların çözüme dair fikirlerin özetlenmesi teşkil ediyor.

Metin tenkidini önemli görmeyip metinler arasındaki farklarla uğraşıp metnin en sahih halinin ortaya konmasını bir lüks olarak değerlendiren, yazma eserleri üstünkörü okuyup anlayabilen herkesin, çeşitli yöntem kitaplarının da yardımıyla, Metin Tenkidi uzmanı olarak eser verebileceğini düşünen ve metin tenkidinin sadece yazma eserlerin farlık nüshalarının karşılaştırılmasından ibaret olduğu zannına kapılan yayıncı ve araştırmacıların hiç de azımsanamayacak bir yekun tuttuğu kültür dünyamızda Salahattin Polat’ın bu eseri alana yeni adım atıp değerli çalışmalar yapmak niyetinde olanlar kadar, yıllardır süregelen yanlış anlayışların bir adım ötesine geçip evrensel literatürde yer bulacak eserlere imza atma çabasında olan tecrübeli isimler için de faydalı olacaktır.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Bir Dert, Bir Acı, Bir Feryat… / Ay Vakti
Dağlara… / Şeref Akbaba
Şehid / Fatih Pala
Bahattin Yıldız / Musa Kırca
Cihaddan Sonra (Ay Vakti Dergisi,Haziran-2006) / Bahattin Yıldız
Tümünü Göster