Efsane Nehir: Fırat

İnsanlığın antik çağlardan günümüze kadar gelen medeniyet serüveninin bir haritasını çıkarmak istediğimizde göreceğimiz en mühim noktalardan biri, şehir ve devletlerin varlıklarının nehirlerle başlayıp gene nehirlerle son bulduğudur. Eyyüp Azlal’ın kaleme aldığı Efsane Nehir Fırat isimli eserde de bu noktanın en güzel misallerinden birini teşkil eden Fırat ve onun can verdiği medeniyet üzerinde duruluyor.

Sekiz bölümden oluşan kitapta, Fırat nehrinin suları üzerinde tüm insanlığın ve semavî dinlerin varlığının akislerini görmek mümkün. İlk üç bölümde Fırat nehrinin kadimden bu yana durmadan akıp giderken kurmuş olduğu uygarlık coğrafyası ve bu coğrafya üzerinde semavî dinlerin de tesiriyle şekillenen kültür mirasından bahsediliyor.

Yazar özellikle dördüncü bölümü teşkil eden Semavî Dinler Ve Fırat’ta sadece bu dinler ve Fırat arasındaki ilişkiye dair örnekler sunmakla kalmayıp aynı zamanda günümüzün mantığı kurt kanununa dayalı politikasıyla alakalı ipuçlarına da yer veriyor.

Kitabın dördüncü bölümü ise bir coğrafyaya âb-ı hayat olup ona can akıtan Fırat’ın hazinesi olan GAP’a ayrılıyor. Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in hadisleri ışığında ilerleyen bu kısım bize ne kadar kıymetli topraklar üzerinde yaşadığımızı ve nelerin emanetçisi olduğumuzu da hatırlatıyor sarsılmaz dayanaklarla. Efsane Nehir Fırat’ın son bölümleriyse bir nehrin suladığı medeniyet ağacının rengarenk yapraklarından müteşekkil bir güldesteyi ihtiva ediyor. Usta gazeteci Fikret Otyam’ın hatıralarından Süleyman Demirel’in susuzluğa çare olmak için “Böyle Türkiye olmaz” isyanıyla başlayan çalışmalarına, mahzun kale Caber’den  Zühre yıldızının doğuş öyküsüne kadar pek çok anlamlı satır bu bölümü süslüyor.

Bir coğrafyanın yüzyıllardır hayat kaynağı olan Fırat nehrinin etrafından vücud bulan hatıralar, söylenegelmiş efsaneler ve yakılan ağıtlarla suyun derinliklerinden taşıp yükselen bir medeniyet binasının çatısı da böylece kapatılmış oluyor.

Eyyüp Azlal’ın uzun uğraşlar neticesinde kadimden günümüze kadar damla damla akıp gelen mübarek yolculuğunu bir kitaba sığdırma başarısı gösterdiği Fırat, asırlar boyu ayakta tuttuğu coğrafyanın bugünkü sahiplerine de umut ve hayat kaynağı olmaya hız kesmeden devam ediyor.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Üşüyor İnsan / Ay Vakti
Söylenenden / Şeref Akbaba
Cezada Elif Sükûneti / Naz
Gazze’nin Çocukları /
İlham ve Düş(ün)meye Açık Olmak / Necmettin Evci
Tümünü Göster