Rusya’da Bir Rind ü Zahid: Babalar ve Oğullar

Her aşırılık ona karşı alternatif olarak sunulacak bir diğer aşırılığa gebedir. Bu felsefede de, eğitimde de, yönetimde de, sanatta da, ruhi hislenişlerde de böyledir. Kalp, sahtedir; yürek durmaz yürür. Kalbin yönelişlerine güven olmaz her an terse dönebilir. Bu yüzden de imanı en kuvvetli olanlar bile son nefeste imansız olarak ölmekten korkup Allah’a sığınırlar. Düşünce, yani akıl baskıya gelebilir ancak gönül baskıya gelemez ve her an patlak verebilir, hatta ters tepebilir. Hz. Ali der ki; “Kalp bazen Allah’a yüzünü döner, bazen O’ndan yüz çevirir. Yüzünü döndüğü zaman nafileleri artırın, sırtını döndüğü zaman farz ibadetlerle yetinin.” Gönül ferman dinlemiyor. Bunu çok iyi bilen Hz. Ali baskıya gelen gönlün ters etki gösterip her şeyi yok sayacağını, o yüzden “orta yolu” bulmanın en doğru şey olduğunu vurgulamaktadır. Bu yüzden;

Vâreste olmak isteyen âdem melâlden / Ayrılmasın işinde reh-i i’tidâlden (Ali Rûhî) diyoruz.

İki zıt düşünce, birbirinin tamamlayıcısıdır. İki türlü aşırılık da tek başına hiç kimseye faydalı olamaz. Bizim kültürümüzde dini algılayış üzerinden oluşturulmuş iki zıt tip vardır: Rind ve Zâhid. Rind ve Zâhid tipi divan edebiyatında sıkça işlenmiştir. Öyle ki sadece bu iki tipin çatışmasının anlatıldığı özel eserler vardır. Rind, “kendi değer yargıları ile yaşayarak başkalarının düşüncesine önem vermeyen, geniş görüşlü bir kimsedir. Birçoklarının ömürleri boyunca peşinden koştukları mal, şöhret, mevki gibi şeyleri umursamaz. Din karşısında hoşgörülü, yaşam ve geçim kurallarına boş vericidir. Kimsenin kınamasına aldırmayarak riyasız ve yalansız olmaya çalışır. Hikmete, hakikate düşkündür. Zahid ise, İslâm’ın özünü değil, sadece sözünü, kabuğunu anladığı farz edilen dar görüşlü biridir. Kendisi için ibadet eden veya etrafa fazla dindar görünen, şeriata sıkı sıkıya bağlı, gönül ehli olmayan, sert tabiatlı,hoşgörüden uzak kimselerdir ki, daima rindlerin alaylarına hedef olurlar.”(1) Aslında ne rind ne de zâhid tek başına temsilcisi oldukları iddiasındaki sistemin -burada Müslümanlık’tır- özde doğru temsilcileri değillerdir. İkisinin özelliklerinin bir arada tek vücut olmasıyla nispeten doğru tipe -özel anlamıyla kâmil insana- ulaşılabilir.

Her ne kadar romanda kahramanlar arasındaki çatışma birebir aynı düzlemde gerçekleşmese de, toplumsal kabuller konusundaki tutumları ve hakikat karşısındaki algılayışları bağlamında, Turgenyev’in aristokratlar ve nihilistler arasındaki çatışmayı konu edinen “Babalar ve Oğullar” romanını bir rind-zâhid çalışması olarak görebiliriz.

Ayrıca romandaki nihilist düşünce üzerinden hareketle diğer felsefi görüşleri de genelleyerek bir konu üzerinde durmakta fayda var. Roman boyunca nihilizmi temsil eden Bazarov ve ona nihilistlikte öğrenci olmaya çalışan Arkadi’nin bazen kendi kendilerine bile itiraf edemedikleri çelişkileri vardır. Arkadi’nin, Bazarov’un bir teklifine içinden sevinip de sırf nihilist olduğu için bu duygusunu gizlemeyi borç sayması (s97), tabiatı sevmesine rağmen nihilist felsefenin tabiata bakışının farklı olması sebebiyle sevgisini söylemeye cesaret edememesi (s136), Bazarov’un bütün romantik şeylere karşı ilgisiz ve küçümser tavrı olmasına rağmen yalnız kalınca, kendisinin de bir romantik olduğunu öfke ile kabul etmesi(s137) bazı felsefi düşüncelerin insan tabiatına ne kadar da ters olarak ortaya konulduğunu göstermektedir. Felsefelerin, insanlara giydirmek istediği elbiselerin insan üzerinde nasıl yakışıksız ve emanet gibi durduğunu ve bünye uyuşmazlığı sebebiyle alerji yapmasının belki de en güzel örneklerinden biridir “Babalar ve Oğullar”.

Turgenyev, bu eserinde bu hakikati çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiştir. Buna rağmen yazar tıpkı yanlışlıkları anlaşılmasına karşın bir inat uğruna bazı felsefi görüşlerin savunulması gibi son nefesinde bile Bazarov’u düşüncelerinden vazgeçirmemekle ve yapmış olduğu mezar tasviriyle Bazarov’u haklı ve üstün kılar. “Ama bunların içinde bir mezar vardır ki, insan eli ona erişemez, hayvan ayağı onu çiğnemez: Bu mezarın üzerine yalnız kuşlar konar ve her sabah günün ilk ışığında  öterler.”(s279)

Öte yanda Turgenyev roman sonunda Aristokrat tipleri ise kendi hallerine bırakarak resmen onlardan intikam almaktadır.

Romanda Bazarov’u rind, Pavel Petroviç’i de zâhid tipinin karşılığı olarak görebiliriz. Bu iki karakter tamamen zıt görüşlere sahiptir. Ancak zaman zaman öyle ruh halleri içine girmektedirler ki bir anda aralarında bir fark kalmamaktadır. Yukarıda söylemiş olduğumuz sona ilerlemekten kendilerini alamamaktadırlar. Bazarov nihilizmine hiç de yakışmayan bir şekilde aşık olarak felsefesine ihanet etmiştir. Pavel Petroviç ise “Bazarov’un haklı olduğunu düşünmeye başlıyorum. Hayır, sevgili kardeşim, artık kaprislere, sosyeteye veda etmemiz gerek.”(s230) diyerek aristokrat düşüncelerini yumuşatmaya başlamıştır. İkisi bir olmaya doğru adım atmaya başlamışlardır. Aynı görüşü yıllar önce Fuzuli de keşfetmiş ve “Rind ü Zâhid” eserinin sonuç bölümünde şu sözlerle ifade etmiştir.

“Bu yaşananlar ve konuşulanlar sonucunda Zâhid, irfan sahibi Rind’in uyarmalarını göz önünde bulundurarak eylem aynasındaki riya tozlarını temizledi.

Rind de işin aslına vakıf olan Zâhid’in öğütlerinden faydalanarak zahiri ahvalini tövbe örtüsüyle süsledi. Her ikisi de birbirleriyle çatışmaktan vazgeçip birbirine zıt davranışlardan arınarak teklik mertebesine ulaştılar. Dostluk yolunda ve hidayet caddesinde birlikte yürümeye koyuldular…

Fanilik köyünde akıllı ile deli birdir,
Deryada taş ile inci bir…
İyi ve kötü olmayınca
Mescit ile meyhane birdir,
Bir…”(2)

Dipnotlar
1. Durmaz, Gülay, Divan Şiirinde Rind, U.Ü Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 8, s58.
2. Fuzulî, Rind ve Zâhid (Akıl ile Kalbin Söyleşisi), Hazırlayan: Yusuf Özkan Özburun, Sütun Yayınları, 2006, s103.
* Romandan alıntılar Hasan Ali Ediz ve Vasıf Onat tarafından “Babalar ve Çocuklar” ismiyle Türkçeleştirilmiş Cem Yayınevi’nin 2002 baskısından yapılmıştır.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Neler Oluyor? / Ay Vakti
Aşk / D. Ali Taşçı
Düşünür Adam, Düşünen Adam / Necmettin Evci
Cezanın Başlangıcı / Naz
Semazen / Kitap / A.Vahap Akbaş
Tümünü Göster