Bakü’de Bâki Kalan…

Şiir…

Ve şiirle taşınıyoruz bir ülkeden bir ülkeye. Şair olduğumuzu sakladığımız zamanlardan, benim şiirim diye kol kanat gererek yazdığımız şiirleri paylaşmaya başladığımız yıllara uzanan süreçte, sınırları şiirle geçeceğiz ve ülkeler arasında köprüler kuracağız diye düşünmemiştim.

Azerbaycan’da şiirle soluklanıyoruz. Daha on beş yirmi gün öncesine kadar Türkiye’nin Ermeni açılımını hazmedemeyen Azerbaycan, Türk Şehitliği’ndeki bayraklarımızı yarıya indirmiş, iki ülke arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmişti. Sular soğumuş ve biz gittiğimizde bayraklar göndere çekilmişti.

29 Ekim 2009 öncesinden bahsediyorum. Barışa bir katkıda bizden diyordu iki ülkenin de Yazarlar Birliği. Türkiye Yazarlar Birliği’nin 8.’sini düzenlediği Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni 29 Ekim-2 Kasım 2009 tarihleri arasında bu sene Bakü’de yapılacaktı. Türkiye’den katılan şairler olarak Ankara’dan gelenlerle Yeşilköy havaalanında buluşuyoruz ve başlıyor yolculuğumuz.

Bakü… Otobanın iki kenarında süslü ve yüksek duvarlar. Şehre girişte de yüksek binalar ve her yerde Haydar Aliyev heykelleri. Anadolu şehirleri gibi camilerle karşılaşmak geçiyor içimizden ama hoparlörle ezan okumak yasak ve Diyanet Cami, Bakü İlahiyat Cami de kapatılmış. Gittiğiniz yerlerde ne aradığınıza bağlı gözlemleriniz ve hangi pencereden baktığınıza… Bağımsızlık şehre armağan geniş caddelerle varlığını ibraz ediyor. Biz de gün batımı sonrası indiğimiz şehirde otele yerleşiyoruz.

Mustafa Özçelik’le, bize tahsis edilen otelin odasında pencere arıyoruz. Sonrasında anlıyoruz ki otelin birçok odasında pencere yok. Bakü sokaklarında bir gece yürüyüşü… Metin Önal Mengüşoğlu, Bahaettin Karakoç, M. Atilla Maraş ve Mustafa Özçelik’le beraber. Sonrasında Bahaettin Karakoç’un odasına çıkıyoruz ve Metin Ağabey, Karakoç’un son yazdığı şiirleri okuyor. Ay Vakti için “ sevgilim kıskansa da” şiirini alıyorum, Ocak-2010 sayısında neşretmek üzere…

Şairler ve yazarlar gruplar halinde otelin lokalinde oturup, sohbet ediyorlar, istirahate çekilenler de var. Sabah ilk buluşma şehitlik önünde oldu ve Kafkas Üniversitesi Rektörü’nün de refakatinde Bakü Şehitliği ziyaret edildi. Daha sonra da Türk Şehitliği’ne geçerek bayrakların yeniden göndere çekildiğini gördük ve şehitler için Fatihalar okuduk. Sonrasında açılış merasiminin yapılacağı Devlet Rus Dram Tiyatrosuna gidiyoruz. Ve İbrahim Ulvi Yavuz Yazarlar Birliği başkanı sıfatıyla kısa ve öz bir konuşma yaptı. Ahmet Fidan Hoca gâh locada, gâh dinleyenler arasında. Azerbaycan Yazarlar Birliği başkanı Anar Bey’in konuşmasından sonra, D. Mehmet Doğan önceki konuşmacıların ana fikri olacak nitelikte ve duyguların kelimelere giydirildiği tarihi bir konuşma yaptı. Kardeşlik vurgusu ön plandaydı.

Protokol konuşmaları yapıldı ve Prof. Dr. Yavuz Akpınar’ın akademik sunumuyla programın bu bölümü nihayete erdi.

Salon çıkışı ikram vardı ve Atatürk Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleriyle aynı masa etrafındaydık. Erzurumlu olduğumu ve kızımın da öğrencileri olduğunu söyleyince ortam daha bir sıcaklaştı. Onlar da kendi alanlarında resmi bir görevle gelmişler ve açılışa iştirak etmişlerdi.

Öğleden sonra Azerbaycan Yazarlar Birliği Salonu’nda şiirler okundu. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Gürcistan, KKTC, İran, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Moldova, Kırım, Batı Trakya, ve Çuvaşistan’dan şairler katılmıştı. Türkiye’den Hüseyin Akın, Mehmet Ayci, Ali Ayçil, Mustafa Aydoğan, Rıdvan Canım, Arif Dülger, Yasin Hatipoğlu, Talip Işık, Bahaettin Karakoç, Hicabi Kırlangıç, M. Atilla Maraş, M. Önal Menguşoğlu, Osman Özbahçe, Mustafa Özçelik, Ahmet Murat Özel, Ali Ural, Fatih Okumuş, H.Kerim Ece ve Selim Turan katılmışlardı.

Şiirler okundu. Şiirler dinlendi. Ara verildiğinde Bekir Soysal Ağabey’e Erzurum’da nasıl tanıştığımızı ağız tadıyla anlatamadım. Ve üçüncü gün program şiir faslıyla Kafkas Üniversitesi Salonu’nda devam etti. Yine her birimiz şiirler okuduk. Rıdvan Canım Hoca ayrıca bir sunum yaptı. Öğleden sonra ödül töreni ve sonrasında atölye çalışmaları…

Ahmet Haşim Büyük Ödülü Zeynel Beksaç’a, Hüseyin Yalçın Büyük Ödülü Orazdurdu Yağmur’a, Nizami Gencevi Büyük Ödülü M. Atilla Maraş’a verildi.

Türkçe ve şiir… Has bahçede program sona erdi. Akşam yemeği için gittiğimiz yer Erzurum Cağ Kebabı… Ve Ertesi gün… Seyyid Yahya Şirvani Türbesi, Kız Kulesi ve diğer tarihi mekânları ziyaret ediyoruz. Sahildeki camide yasak yokmuş meğer. Ezan sesini duyunca öğle namazını camide şii kardeşlerimizle beraber kıldık.

Ve dönüş. Yine havaalanında köpekli arama… Komünizmden arta kalan şeyler var tabii. Ama bunlar teferruat.

Bakü’de baki kalan,

Hoş bir seda…

Şiir ve Kardeşlik…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Neler Oluyor? / Ay Vakti
Aşk / D. Ali Taşçı
Düşünür Adam, Düşünen Adam / Necmettin Evci
Cezanın Başlangıcı / Naz
Semazen / Kitap / A.Vahap Akbaş
Tümünü Göster