Semra Saraç

82posts 0comments

Yazar: Semra Saraç

Kardeşliğimizde Yenişelim

(Yaşar Saraç’a) sen sonsuzluğa yelken açmışkenzamanı bırakayım gitsinnasılsa kalmadı zamandan beklediğim bütün yerleşikleri söken kökündenkalan ömrümü...

Sezai KARAKOÇ’u Yazmak İsterken

BAY ŞAİR –Varsın uğrasın. Aşka ulaşana kadar akla ihtiyaç vardır. Sonrasında, sen de aklıbıraksaydın, daha doğrusu, aklı aşsaydın -çünkü aşk aklı aşmaktır-...

Depremin Vebali

yığınla yitiği ilan et dellâldelileri topla sesinde deliller yerinedelivermenin kıl payı ayarındaki korkusuz hür çıksın yığınla yitiği ilan et...

Sezai Karakoç’u Yazmak İsterken-III 

BAY ŞAİR – Dönelim… (Odaya bakar) “Senin odan gün ışığı en güzel müzik bana’’BAYAN YAZAR – Önce odaya döndün galiba?BAY ŞAİR –Evet....

Sezai KARAKOÇ’u Yazmak İsterken – II

BAYAN YAZAR – Tuhaf, yeterli bir açıklama mı sence?BAY ŞAİR – Değil tabii.BAYAN YAZAR – Biraz daha açıklamak istemez misin?BAY ŞAİR –...

SEZAİ KARAKOÇ’u Yazmak İsterken

KİŞİLER:Bayan YazarBay Şair Bir çalışma odası. Oda kapısının baktığı karşı duvarda büyük bir pencere. Solda, duvarıkaplayan bir kitaplık. Onun...

Göz Bir Göldü ve Göl Yaşamdı  

gözüm ne gördün gölde konaklamış oturuyorsunsuyun balığısınçırpınan gözkapakları arasındaki dünyadayüzer yüzersindağ esintisinden mideniz esintisinden mi dalgaların gözüm ne gördün...

Sisli Bir Günde

Bir Ocak günü sisli bir sabaha uyanıyorum. Sisten sabahı göremiyorum sanki. Odadaki alacakaranlığa bakıyorum, camlara bakıyorum, camlardan dışarıya. Gördüğüm bir şey yok....

Yol Kesici

–Dur! Sözünü bırak!–Anlamadım?–Sözünü bırak! Yaz şuraya bir iki satırda öyle git.–Acelem var kardeşim durdurma, öyle hızlı akıyor ki zaman yetişemeyeceğim.–İşte onun için...

Karda Birkaç Şiir   

Şimdi mevsim kış, aylardan Ocak… Erzurum’da olduğum hâlde ve şimdi Erzurum da kar içinde olduğu hâlde, kışı, kartpostallardan yazacağım. Geçenlerde bir vesile...

Yağmurlar

ey elleri burçlara yükselen muhtaç ey pişmanlıkla çözülen bulutlarbengisu pınarlarından billuryeryüzünün tövbesi gökyüzünün mü yağmuryıkanır ağaçlardan toprağa ırmağaey pişmanlıkla...

Gök Rüyası Gerçeğim

yeryüzünden yükseliyor kanatlarımkonuyor sonsuzun pencere önlerinesaksılarda çiçekler açıyor meleklerkuşlar doluşuyor içerime üstümde, ve üstümden süzülüyor ezgilerisarıyor evreni kanatların dansı...

İnsanın Elleri Var

ellerin elsizlerin mi bahtsız serüveniçıkarının çarkı çeviriyor hileleriörüyor parmaklarından ölümcül kafesleruygarmış elleri(!) sönüyor yaşamsal ezgihangi çağ, taşı taşa sürtelim ateş çıksıntaşlar dillendirsin...

Pabuçlar

yelken açmışsınız dünyaya dümende pabuçlardalgalanıyorken çamurdan sokaklaryön karmaşasında yel, dönüyor her yöndenyılan gibi sürünemez pul pul batar pabuçlar.tırnak uçlarınızdan bir ıslık tuttururçamurla...

Yüzünüz Toprak

yeni çiziliyor yüz dolunay şekilleniyortohumundan çiçeğe açılıyor sahnenizdirim evi doğa galerisi şenleniyoryüzlerce varlıkla gösterime buyurdunuzAyşeler Afşinler; huşlar kuşlarkutlu olsun ömrünüz

Sonsuz Senfoni

sonsuzluğun senfonisi bestelenirçalışan saatlerdeyarışında yarılışında çekirdeğinkoroya katılmış ağaçlarda sarkaçlardahür ve esir dönen çarklardacoşkulu kuşkucu çilekeşipek gömlekleri koşturan hırpani gömleklereve hırpani gömleklerde haykıra...
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.