Ay Vakti
facebook

ŞEHNÂME'YE YOLCULUK* ve EDEBÎ GEZİLER**

Gezmek, ruhsal ve zihinsel yolculuktur. Ruhun kendisini bulduğu, zihnin kendisini yenilediği mecradır. Bir ihtiyaç ikliminden, başkaldırı mevsimine, keşfetme, macera, dinlenme, eğlenme, içsel güdülenme güncelerinden arınıştır gezi.
Şehnâme’ye Yolculuk bir gezi kitabı; Firdevsî, Tebrizli Şems, Sa’dî-i Şirâzî’,Ömer Hayyam, Ferîdüddin Attar, Gazâlî ‘yi yansıtan bir ayna adeta. Tebriz, Isfahan, Şiraz’ın edebi ve kültürel zenginliğine tanık olursunuz kitabı okurken.
Bu eserde yazar, ruhsal yolculuğundaki derin izlere gidiyor. İran’ın sosyo-kültürel haritasındaki sanatkâr ve algı mühendislerinin yaşadığı yerlerin psiko-sosyolojisini aktarıyor. Uzak; ama her zaman yürek yolculuğumuzda yer alan bilginler, ermişler, ressamlar, şairler, yeniden hafızamızda canlanıyor.

Rıdvan Canım, şiir, deneme, makale, gezi gibi edebi türlerde kalıcı eserler veren bir yazar ve akademisyen aynı zamanda. Gezi notları: Mostar’dan Tiflise’den sonra İran Seyahâhatnamesi, gezi türünün yeni bir örneğini sunuyor..
Şiraz’da Sa’dî ve Hâfız’ı, Şems-i Tebrizî’yi, Nişabur’da ;Ömer Hayyam’ı, Feriddun Attar’ı ,Tus’ta ;İmam Gazalî’, Firdevsî’,Halife Harun Reşid’i, Meşhed’de; İmam Ali Rıza ve Afşarların yiğit evlâdı, Nâdir Şah’ı, Tebriz’de “Şehriyar’ı, Hemedan’da İbn Sina’nın kabirlerinin anlatımı. Her biri değer olan, yüzyılı aşan yolculuğa götürüyor kitap bizi.
Tarihsel bağların iz bıraktığı ülkedir İran. Fatih Sultan Mehmed’in, Kânûnî Sultan Süleyman’ın, Yavuz Sultan Selim’in , Şah İsmail’in, Şeyh Safiyullah’ın, Tuğrul Bey’in, Sultan Melikşah ve eşi, büyük aşkı Terken Hatun’un, Nizamülmülk’ün tarihsel aynasında kendimizi görmeye devam ederiz okudukça..
Eser ,bizi psiko-sosyal mühendislerin bağlarına götürüyor .Ehl-i Beytin Meşhed’de Yatan Misafiri : İmam Ali er-Rıza Meşhed’de Bir Peygamber Torunu /Allah’ın Talihli Kullarından Biri: Şeyh Bahâî /Timurlulardan Meşhed’e Yâdigâr : Mescid-i Gevher Şad .
Yine ,eserin ikinci bölümünde Tus ve Tus’un sosyal algı yolcularıyla karşılaşıyoruz.Tus’ta Harun Reşid…/ Tus’da İmam Gazâlî İle Buluşmak…/Horasan Semâlarında Bir Ankâ : Gazâlî.. /Kadîm Tus Şehri ve Ârâmgâh-ı Firdevsî.. /Şehnâme’nin Büyük Şairi Firdevsî’nin Huzurunda../Ve Bir Milletin Muhteşem Destanı : Şehnâme /

Âşıkların Kâbesi, Âlimlerin Ve Âriflerin Yurdu Nişabur’a ;Aşkı Kuşlara Öğreten Bir Âşık Ya da Nişabur’un Gül Kokulu Şehîdi : Ferîdüddin Attar.. /Kemâlü’l-Mülk.. Ressamların Pîri../Hayyam, Hayyam, Ömer Hayyam…/Ve Nişabur’dan İmam Kuşeyrî Geçti.. İmam Cüveynî .
Gezi yazılarının anlatım tekniği konusunda kaygılardan uzak, içsel bir dil ve zengin betimlerle zihinsel ve ruhsal yolculuğumuz canlanıyor. Yazarımızın tabiriyle :”Seyahat etmeyenler, bu kâinat kitabının sadece bir sayfasını okumuş olacaklardır”
Muhsin İlyas Subaşı Hocamızın eseri ise, zihin haritamızın, yeni görüntü ve anlatımlarla beslendiği yolculuğa çıkarıyor bizi. Edebi bir gezintinin takvimlerinde farklı zamanlar, farklı yerler, kişiler, mekânlar, bağlar zincirlemesi bizi alıp götürüyor. Kültürel, sosyal algısal, ruhsal ‘keşfin “ derinlerinde kendimizi görüyoruz. Edebi bir tarih canlanıyor. İz bırakan kalemlerin buluşması canlanıyor, bizi besleyen değerlerin aynasında milli şuur yolu açılıyor.
Muhsin İlyas Subaşı, bu eserinde kültürel ve edebî yolculuk yapıyor. Kültür gezileri yanında katıldığı edebiyat programlarının sosyolojik bağlarını aktarıyor. Eser, geniş kültürümüzün, Anadolu’nun derinliklerini aynı zamanda edebi faaliyetlerin ajandasını sunuyor. Beni en çok da edebiyat toplantılarındaki gezilerinde aktardığı sosyolojik gerçekler etkiliyor. Bu geziler, edebiyat tarihçileri için çok önemli kaynak. Hatta yazarımızın, edebi hatıralarını da kitaplaştırmalı fikrindeyim.
Sosyalleşme bağımızın derinlikleri eserin tümünde göze çarpıyor. Gezilen her yer bize bin yıllık mazinin tarihsel bağlarını, kültürel yolculuğunu, psiko-sosyal algılayışı betimsel ve içten bir dille aktarılışı var.
Eser, “İlk Seyahat İlk Çile” ile köyünü; dahası ona kimliğini, karakterini veren yaşadığı yeri anlatıyor. Coğrafyanın kader olduğunu bir daha görmüş oluyoruz.
“Malazgirt’te Yurt Aşkının “meşalesi yanıyor yeniden. Malazgirt Marşı’nın şairi Şair Yıldırım Niyazi Gençosmanoğlu ile beraber oradaki destansı bağın canlanışını bize sunuyor. Arif Nihat Asya ‘ya ‘Fetih Marşı ‘nı nasıl okuttuklarını, genç yaştaki heyecanlarıyla heyecanlanıyorsunuz.
“Hac“yazarımızın dilinden okumalı. O kutsal mekânları çok güzel anlatıyor.
İstanbul’da, Sinan’ın İzinde, cümlelerle İstanbul’un fethi başlıyor. Yazarımıza ilham vermiş, “İstanbul “Anadolu insanı ağzıyla ancak böyle anlatılır. İlham veren şirini paylaşıyor.
Karadeniz, Şehirler Denizi ‘de doğanın, o bölgenin sosyal atlasını özenerek aktarıyor. Karadeniz yeniden canlanıyor. Falezler, ormanlar, tarihsel bağlar can bulu yor.
Eser, sanatsal gezilerle güçleniyor. Hisar gecesi, Kültür Bakanı Tevfik Koraltan, Mehmet Çınarlı, Yavuz Bülent Bakiler ve kendi şiirinin okumasıyla biten güzel bir edebi gecenin edebiyat tarihine katkı veren kısmı okunmalı.
Bursa, Kahramanmaraş ve sonra benim de memleketim olan Elazığ’a bizi götürüyor. “Hazar Şiir Akşamları” ve oradaki dostlarla şehir ve şairlerin içsel dünyasını güzel bir şekilde anlatıyor. Biz de bu edebiyat bahçesinde gezinin diyoruz.

Hayrettin Taylan
GÜN AŞIRI
Elindeki fidanı dikmelisin.Çölde susamış bir köpe...
CUMA AKŞAMI
Metruk anıları artık uyandırmaktan vazgeçip bir şe
yazarlar
KİTAPLAR