Ay Vakti
facebook
YIL 11. SAYI 130 - 131 / TEMMUZ - AĞUSTOS 2011

AĞUSTOS AY VAKTİ TEMENNİ DEĞİL TEDBİR DİYOR

Ay Vakti Temmuz-Ağustos sayısı yeni imzalarla yine dolu dolu bir dergi. Gelenek olarak Temmuz-Ağustos her sene beraber çıkıyor ve yeni imzalara daha çok yer veriliyor. Kültür –sanat faaliyetlerinin soğumaya, nadasa bırakıldıkları aylarda derginin ve dergilerin bu aktiviteleri takdire şayan.
Yine giriş yazısı gündemi belirliyor.
“ Merkezde yer almak kolay değil.
Bir ülke ki sancıları dinmiyor.
Üç tarafı deniz, dört tarafı düşmanla çevrili diye anlatılırdı. Şimdilerde uzak-yakın komşularda sarsıntılar, iç zeminde her türden çalkantılar.
Osmanlı’nın vârisi, hilafet’in son merkezi olmanın beklentileri var..
Kimileri kabul etmese de, bizden kopanların diriliş için umutla takip ettiği ülkeyiz. Bu sebepledir ki, yanımızda-yöremizde olanları iyi okumalı, emperyalizmin güneydoğu üzerindeki hesaplarını, ülkemiz için ayırımcılık merkezli geçmişte yaptıkları, bugün de bölgesel krize dönüştürmeye çalıştıkları plan ve projelere fırsat vermemeliyiz.
Yanlışlar yapılmışsa ibret alınmalı, tekrar edilmemeli.
Hak ve hürriyet adına ihlaller giderilmeli, dışarıdan dayatılan talepler değil, insanların kendi talepleri her zaman değerlendirilmeli ve değerli görülmelidir.
Güzel düşünmek, temenniler, hak ve hürriyetlerden söz ediyoruz hep.
Sonrası.
Diyarbakır’dan şehit haberleri...
On üç askerimiz Berat kandili arifesinde şehit edildi.
İç çalkantılar bir yana, terörü ortadan kaldıracak tedbirler alınmalı.
Anneler ağlamamalı.
Lanetlemekle yetinmemeliyiz.
Büyük Türkiye, merkez ülke çözüm üretmeli...”
Mahmud Derviş’i gündeme taşımış Ay Vakti.  Mehmed Işık hem Mahmut Derviş’i yazmış, hem de Mahmut Derviş’ten bir şiir tercümesini okurla buluşturmuş.
Ay Vakti’nin sinema yazarlarından Abdullah Ömer Yavuz “The Stoning of Soraya / Süreyya’yı Taşlamak” filmini ele almış, filmdeki karelere haklı eleştiriler yapmış. Bir oryanlıst iftirası diyor Yavuz. İlgilenenlerin dikkate alacakları bir yazı.
Süleymaniye Kütüphanesi Eski Müdürü Nevzat Kaya ile Söyleşiyi Süleyman Arif Oran ve Muhammed Erdoğan yapmışlar.
Cavit Marancı Hüsn ü Aşk mısralarından hareketle Şeyh Galip şiiri hakkında manzum yorumundan hareketle değerlendirmeler yapmış.
Bu sayıda şiirleriyle Mehmet Ragıp Karcı, Muhsin İlyas Subaşı,Taner Taştekin, Bekir Oğuz Başaran, Hilal Buğan, Mehmet Baş, Muammer Yalçın, Mustafa Yıldız, Necip Fazıl Akkoç yer almışlar.
Ve öyküler. Ay Vakti bu sayıda öyküye de ağırlık vermiş.. Adige Batur, Cihat Güler, Deniz Dengiz Şimşek, Ebubekir Koçak, İlhan Mete Koç, Selma Özeşer, Tülay Yılmaz öyküleriyle yer almışlar dergide.
Zeynep Satı Yalçın Urfa’dan, Halil İbrahim dergâhında duyumsadıklarını, Faik Öcal’ sa Aksam-ı Kelam’ı yazmış. Övgü Kafadar Erenlerin Şarkısı,  Suhrobhon Bobokalonov Hoca İsmet Buhârî’nin Hayatı ve Eserleri’ni kaleme almış.
Şiraze’nin yokluğu kendini hissetiriyor.
Ve derginin yönetmeni Şeref Akababa, Oruç ve İhsan başlıklı denemesinde, Ramazan’la  alakalı güzel ve bildik tesbitleri yinelemiş.

 
GÜN AŞIRI
Elindeki fidanı dikmelisin.Çölde susamış bir köpe...
CUMA AKŞAMI
Metruk anıları artık uyandırmaktan vazgeçip bir şe
yazarlar
KİTAPLAR