Değirmen

kırmızı bir isyandı çocukluğum
bütün sokaklarında çamurlu yarınlar
kuş tüylü dualar olurdu başucumda
ay çıkar, her tel saçıma bir yıldız dökülürdü her akşam.
yıldızlar ki kaygısız
geceler ki utangaç, mahcûb
göz bebeklerimde göç başlardı
ve susardı şehrâzât çocukluğum.

gönlümün toprak gibi susadığı âşikâr
toprak ki Âdem’in tînidir
kırdım aklımın son kadehini
mâziye selâm, muştular geleceğe
fetret devridir yüzümüze kapanan kapılar.
düşerdi hiç solmayan baharlar kıvırcık düşlerime
susuz gözyaşı mağaraları açılır
ve yaşanırdı aydınlık çağda İrem bağları.
kasvetli devirde bitmeyen masallar
cennet barınağı bir annenin kucağında
meltemlerle yayılır amber kokulu inşirâh.

işitir mi gözlerimin bestesini beyaz güvercinler
gök kapılarının kapanmadığı âşikâr
yağmurlarla boyanacak yeryüzü
çiğdemler açacak, hatmîler
buhur-u meryem, hüsn-ü yûsuf
elvân elvân çiçekler…
belki yakından
belki biraz uzaktan, mağribten, dünyânın kalbinden
işiteceğiz, göreceğiz kördüğümlerin infilâkını.

elleriyle göğsümüzü yıkayan güneşler diyârında
başka sabahtır; fecr-i sâdıktır nârâ ve nidâ
yere inen yağmurlar artık gök kubbenin serenâtıdır
iklim değişti, mevsim kışta bahar
kelebekler mes’ûd, kuşlar mes’ûd
köhne cihânda nûr
sevinin, ölümle tanıştı ihtiyar çınar.
Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Yüzleşme / Bilal Tırnakçı
Yazmak ve Yaşamak / Necmettin Evci
Yalnızlığa Methiye / İsmail Bingöl
Sükût / Yavuz Ertürk
Senden Sarktım Yar Zaman Kimin İçin / Cihat Duman
Tümünü Göster