Saklı Mektuplar (18)

82
Görüntüleme
geceyi sabaha bağladıklarında durdu tren kaybettiklerini bulmaya gelmişlerdi kuzeye o günlerde korku evlerin damında yer etmiş cesaret memleket değiştirmişti.

trenler gidiyor çuf çuf da çuf çuf. bu toprakların yarıdan fazlası demir yolu şiraze. bana gitmeleri hatırlatmak için böyle dolanıyorlar etrafımda, çuf çuf da çuf çuf. apartmanlar yüksek, odalar küçük, eşyalar eski, duvarlar kağıt şiraze. hiçbir yerin hiçbir yere benzemediği kadar her şey birbirinin ay­nı. hava hep soğuk, toprak hep nemli, sular hep buz Şiraze. Kulağımda çuf çuf da çuf çuf sesleri, paslı demir kokusu, kamyon gürültüsü bir de çuf çuf da çuf çuf. gidilecek yerler bitecek gibi değil, git git bitmiyor şiraze. tren hep peşimde. İçimde hep şiraze. çantamda bir tutam aşk, bir tutam has­ret, bir tutam serdengeçti… yolumun üzerinde çuf çuf da çuf çuf şiraze. senden hem hep uzaklaşma­dayım, hem de hep sana doğru yönüm şiraze. hasta bedenimi sürükliüyorum yanımda, ayaklarım toprağı eşeliyor, tren çuf çuflarıyla ardımda, al beni şiraze. yolculuklardan da, yollardan da; ka­çıp saklanmalardan, gidip durmalardan, durup koşmalardan… yoruldum şiraze. al yanına beni. sen olmayınca olmuyor şiraze. sen olmayınca olunmuyor şiraze. gam üstüne gam, çuf çuf da çuf çuf…
aç olan aşkı
aşk da aç olanı istemezdi

anlatma beni kendine şiraze. hiç olmadım say, hiç dokunmadım say gözlerine, hiç düşmedim say cümlelerine… say sayabildiğin kadar şiraze. sil beni; benli zamanlan, benli mekanları; üzerinde ben olan her ne var ise yok say şiraze. atların yelesine tutunup rüzgâr gibi geçtim farzet. farzet beni şiraze. bir farz-ı muhal say. olamayacak kadar var olan sensin. olamayacak kadar yok olan ben… trenler geçiyor çuf çuf da çuf çuf, ben geçiyorum dünyadan, trenler geçiyor, ben geçiyorum hayat­tan. trenler ve ben şiraze. hep uzağın uzağına meylimiz.
kırmızı

toprağa akan kanda
güllerde değildi artık

dedim öğrenmeliyim hayırların nasıl söylendiğini, evetlerin altında kaldım şiraze
dedim anlamlara anlam yüklemenin keyfiyetine karşı durmalıyım, herkes kendince şiraze
dedim kim severse ben de seveyim, sevdaya düşmeyenle işim buraya kadar şiraze
dedim arkada kalanlar önemli, göz önündekiler herkesin dilinde şiraze dedim ayı güneşi ellerime koymayı denesinler, bir bakayım gücüm ne şiraze
dedim yoruldum dünyada kaybolanları bulma çabasından, zerreye döndüm şiraze
dedim bir ben var benden daha şiraze, ya ben kimim yitmişim bir şahs-ı manevide
dedim içim acıyor
dedim kurudum kurudum kurudum da bir yudum suya meyletmekten geçtim
mor dalgalardan geçtim
ol serden geçtim
yâr seni de içimin ücrasına gizledim
geçecek ne kaldı ise cümlesini birden geçmelerden geçirdim
söyle şiraze
varsın da ben mi görmüyorum, yoksun da bende mi yaşatıyorum
ebed yolculuğumun sırdaşı şiraze
seni ben biliyorum…

Şiraze’den Şiraze’ye
Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

What is The İmam? / Gülşah Nezaket Maraşlı
Saklı Mektuplar (18) / Şiraze
Dost İlinden Gelen Ses / Kadriye Yılmaz
Japonya, Japonca ve Japon Şiirine Dair / Muhittin Fırıncı
Beyaz Bilyeler / Zuhal Gedik
Tümünü Göster