Yağmur Basan

193
Görüntüleme
Anlatırım sandım, anlatamadım
kaç sonbahar geçtiğini sokağımdan
bir teselli cümlesine tutunup, mesela:
gidiyorum seni alarak, sen kal burada
bırakma uzattığım bu şiiri görünmeden
ben sokağın başında.

Yağdırıyor gürlemeyen bulutlar sabahları
kan soyundan bir şiiri ve akşam
iz bırakmıyor camlarda. Çünkü sessiz
ve lekesiz ağlar yağmur
değince saçlarını hatırlayan kızlar.
Kanaviçe kuş ölüleri yalnızlığa bir ayraç
gibi açık unutulmuş bir kitap, kim okusa,
donuyor nar çiçekleri ecel şarkısında zaman
ayrılığın mazereti bir kucak deniz
çatlatıyor kubbeleri her yağmur yağdığında
kahroluyor ellerim
kahroluyor Siddartha.
Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

İkindi Vakti / Celal Türk
Hocam Cahit KOYTAK’a / Ferman Karaçam
Zurnanın Ölümü / Mehmet S.Rindokur
Zamanın Dışına Çıkmak / Bilal Kemikli
Yaz Okumaları / İsmail Bingöl
Tümünü Göster