Saklı Mektuplar 98

15
Görüntüleme

yanıma gel seni seveyim

o kadar seveyim ki

her gören

bir kadın bu adamı çok sevmiş desin

kuluna bu tutkum O’nu incitiyor olabilir mi?

kimse görmedi, görmesin de zaten, yok bir tanığı bu çılgınlığımın

ama dokunduğum bütün fraksiyonlu duvarlara

klasik bir takıntıyla ve biraz usturupsuzca gövdesine ardıçlar’ın

dolu ya da boş mizahsızlığına hayatın

havaya, varsa suya, yoksa taşa, İtalyan Yokuşu’na

şüpheli şüphesiz primatların sahiplendiği her kara parçasına

yaşı geçkin biçimsiz şehirlerine Batı’nın,

ve feylesofçasına aşkın

‘zira’sına, ‘ve dahi’lerine, ayrı ‘ki’ ve ‘de’lerine safsatanın

kül yağmuru altında gömülü Aragonca yazıtlara

fiyakalı genetiğime

leptomlarıma, kuarklarıma adını yazdım

derken prensipten saparak düşünme yetimi kaybetme durağına vardım

ene’me katık yaptım seni, öyle baktım

dizlerimin bağı çözülse de taşıdım; uyurken, koşarken, ağrılarımla savaşırken

su kaybından sebep sanrılarım arttı arsızca

yol da bitmiyordu ki gitmekle, ölünmüyordu yani

enikonu sürünüyordum

en uzağındayım sandığım noktada, kendimi en yakınına dönmüş buluyordum

ne işe yaradığını bilmediğim elementler kadar zarûriydin benim için vesselam

olmazsan olmayacaktım biliyordum

sesin kulaklarımda

gülüşün hafızamda

bu balkonsuz dünyada sadece bir sığıntıymışım anladım

seni düşünmeden yok diye aldığım ve verdiğim tek bir nefes, hadsizler grubuna mı dâhilim?

sen İstanbul’a çok yakışıyorsun

bir gerdanlık gibisin boynunda

Bosphorus’un

martı dalgalarında

ışıltı bulutlarında

kulesinde Galata

dik bir bayır bazen

sen ey! beni her adımda pul pul terleten

dileğim yüreğinde Şirâze

teklifsiz yerim olsun

bu aralar daha bir deli-doluyum

anla işte, uçuşuyor ağır sandığım ruhum

cebirsel bir anlatımla edinilmiş sorunsal aforizmalarda

göreceli ivmeden uzak çocuğun

saflığına hayran gamzeli gülümsüyorum

lafı dolandırmadan, vurgusuz bir fısıltı tonlamasına denk

‘iyiyim’ demeye getiriyorum

yeter ki sev naz’ı ucundan kıyısından

geçerken İstanbul’un

yanına geleyim beni sev

o kadar sev ki

her gören

bir adam bu kadını çok sevmiş desin

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Teheccüd Ezanı / Şeref Akbaba
Saklı Mektuplar 98 / Şiraze
Vaveyla / Ferhat NİTİN
Virgül / Mehmet Sertpolat
Tecellî / Birol Yıldırım
Tümünü Göster