İYİLİK VE GÜZELLİK

48
Görüntüleme

Mü’minler her namazın sonunda “Rabbimiz, bize dünyada ve Âhiret’te iyilik ve güzellik ver!” diye dua ederler. Bugün bu duanın kavlî olmasından önce fiilî, hattâıztırârî olması fevkalâde önem arz etmektedir.

            Özümüzün ve üslûbumuzun bu iki kelime etrafında yeniden teşekkül etmesi hayatî bir zaruret olmuştur. Işık, karanlığı; “hasene”, “seyyie”yi kovar. Karanlıkla boğuşmaktansa bir kandil yakmak gerekliliği âşikârdır. Yunus Emre “Çerağımakasd edenin Hak yandırsın çerağını” derken “kötülüğe iyilikle mukabele etme”nin az bulunan örneğini vermektedir.

            “Hikmet” ve “estetik”, sadece san’at eserinin aslî iki öğesi değildir. Hayatımızı yeniden ikame ederken bu iki kavram bize şaşmaz ve şaşırtmaz bir kılavuzluk yapar.

            Merhum Turgut CANSEVER mimarî açıdan bakarak “İnsanın asıl vazifesi dünyayı güzelleştirmektir.” der. İyilik ve güzellik madeni olan insan böylece “emniyet veren”, “emin olunan” bir hüviyeti taşıyacak, “lisân-ı hâl”in“lisân-ı kâl”den üstün olduğunu ispatlayacaktır. Böylece şiddet ve nefret eksenli bir dünyadan “sulh”un ve “emniyet”in egemen olduğu bir dünyaya hicret edebiliriz. Necip Fazıl, “Bir kanlı şafakta bana çil horoz / Yepyeni bir dünya etti hediye” derken bu yeni dünyayı muştular.

            İyilik ve güzellik yolunda ayağı sürçen insanın ilk yapacağı şey tekrar ayağa kalkıp hüsn-i niyetini diri tutması, “iyilik ve güzellik fedâisi” olma idealini sürdürebilmesidir. Bu şekilde fertler, kötülükte ve çirkinlikte değil iyilikte ve güzellikte yarışırlar. “Silm” ve “İslâm” kelimelerinin ihtiva ettiği anlam budur.

            Özü bulamayan kışırla meşgul olur. “Ballar balını buldum / Kovanım yağma olsun” diyen şair, zahirperestlere hakikat dersini verir. Kültürleşen dinamizm, statükonun, skolastiğin bataklığında çırpınır durur. Sloganları bayraklaştırmadan önce “Cennete kalpleri kuş kalbi gibi (saf ve temiz) olan insanlar girecektir.” nebevî işaretinin mazmununa ayna olunması gerektiği açıktır.

            İyilik ve güzellik, İslâm medeniyetinin anahtar kelimelerindendir. “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” düsturu iyiliğin; “Allah güzeldir ve güzel olanı sever.” ilkesi de güzelliğin çerçevesini çizer.

            İyilikle ve güzellikle kalın.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

DALLAR HÛ / Yavuz Selim YAYLACI
Ahraz / Talat ÜLKER
VAROLUŞA HAYRANLIK VE… / Semra Saraç
ene’l-hû / Selami Şimşek
Baykara / Nurullah Genç
Tümünü Göster