SANAT

78
Görüntüleme

Her yaratılan başkasında olmayan ayrı bir özellikten dolayı estetiğin özgürlüğünün sınırları dahilinde kendi âleminde özgündür. Güzellik insanın doğası gereği ilgilendiği konudur. Ruhunda bu özelliği yitirenler hariç. Güzellik, yaklaştıkça yaklaşılan, uzaklaştıkça uzaklaşılan bir mesafe aralığındadır. Sanat; bilgi, birikim ve güzellik ile yola çıkılıp sonsuzluğun neşesinin çağrışımlarını kapsayarak imgelerle dolu bir gerçeğin görüntüsünü, özetle sergileyen sonsuz mutluluğun bir tezahürdür. Sanat, anlam arayışı yolculuğunun bütününün özetidir.

İnsan yaratılışı gereği ayrılık, sevinç, hüzün gibi duygularla sonsuzluğa kavuşmanın sancısının hasretiyle hayatını sürdürür. Yaşanmışlıklar yaşayanın üzerinde etkili olarak derin ve önemli tesirler bırakırlar. Silik hatıralar bölüm bölüm birleşerek yaşananlarla birlikte bütünü oluştururlar. Bütün, bölümlerden oluşuyorken;  bölümler, bütünü oluşturur. Aslında bunlar iç içedir. Hayat ile rüya gibi, gerçek gibi ölüm gibi, sanat ile dünya gibi iç içedir.

Geçmişten ayrılmanın ızdırabı ve geleceğe kavuşmanın umutlu idrâki anda gizlidir.

Herşey, anda ve insanda gizlidir.

An, tesiri itibarı ile içindekileri etkileyerek görevini yarınlara devrederek anılara gizlenir.

Sonsuz döngünün bir noktası gibi.

Sanat gizemli olarak ortaya çıkan, bütün bir kainatın yararına sunulmuş şifreler bütünüdür. O, insanlığın ortak malıdır. İnsana aittir.

Sanat eseri, düşünme yitisinden elde edilerek meydana gelir. Eser; duygu, düşünce, bilgi, birikim, edinim, etkileşim ve bütün bir kültürden beslenerek ortaya çıkar. Eser öncelikle izleyicisini etkiler, ardından çevresini etkiliyerek tesiri altına aldığını ortaya çıkan gücü miktarınca çepeçevre sararak, yaratılıştaki anlam arayışının doğrultusunda istikamete sevk ederek yol alır ve yol gösterir. Sevilecek tarafları ortaya çıkararak, sevindirerek sevdirir. O, üzerek umutsuzluğa sevk etmez. Eğer konu keder ise, hüzünün içinde tefekkür ettirir. Üzülüyorken umut aşılar. Konu mizah ise, güldürüyorken düşündürür. İçinde nefret barındıran sanat sanat değildir. Böyle bir tutum olsa olsa kısıtlı ve dar bir alanda görüş bildirir. Oysa sanat, içinde bulunduğu andan başlayarak mensubu bulunduğu değerleri bünyesinde barındıran çağrışımlardan ibaret, bütüne aittir. Sanat, içinde noksanlığı barındırmamaya özen gösterir. Alemde eksiğe yer yoktur. Eksik de eksikliği ile tamamdır. Eserde bilerek veya bilmeyerek bırakılan eksiklik, izleyicisini eleştirisel düşünceye sevk ederek, yol gösterip mutluluğa götürmelidir. O, içinden yükselen değerlerle birlikte ilerleyip, eksikliğe işaret ederek ilgi alanının tamamlanması için yapılır. Sanat yolunun başı da güzeldir, sonu da güzeldir. Ve O’nun neresinden bakarsanız bakın güzelliğe çıkar, güzele çıkarır. Sakinleştirir. O, usulü ile sükuna erdirir.

Sanat, bilinmeyeni bilme yolculuğunda aralanan kapı

Bilinenin içinde sonsuz çağrışımlarla güzelliğin cezbedici olarak gözüken esrarı

Bildikçe, bilinmek istenenin teslimiyet ile aynada süzülen miktarı.

Hafızalardaki silik hatıraları müjdelerle hatırlatan sevgili gibidir sanat.

Estetiğin sonsuz çağrışımlarına karşı ilgi duymayan etrafıyla da gereği gibi ilgilenmez, ilgilenemez.

Eser; eksiklik ve çürümüşlüklerin oluşturduğu sislerin ardından, yükselen bir sabah güneşi gibidir. Derinliklerinde barınan muhteviyatı, başarının keşfinin sırrına erdirir.

Sanat, uçurum kenarında ilgilenilmeyi beleyen nadide çiçekler gibidir

Varlığın sessiz çağrışımlarının

Ve görselliği görmedeki eksikliğin tamamlanmasında yüksek bir ruh ve fikir gizeminin gezegeninde seyirdir.

Güzelliğe adım adım yaklaşılır. Adım adım uzaklaşılır. Belirlenen yön ne tarafa ise gidiş o tarafadır. Hayatta her ne olursa olsun emek vermek esastır. Dünyada nereye, neye emek verilir ise onu elde etme olanağı mümkün olabilir.

Bütün bir kainat önemli bir öğretmendir. Yazıyla, kışıyla, deniziyle, etrafını saran dağıyla, taşıyla ahenk üzerine kurulu olan dünya aralıksız olarak bütün bir ihtişamıyla döngüsünü sürdürür. O, birçok gelişmeleri de bağrında barındırır. İyisi ve kötüsü barınarak hayat sürer içinde.

Güzelliği elde ederek yaşamak her canlının hayali ve görevidir. Güzellik çeşit çeşit değildir. Ona farklı farklı yollardan ulaşıyorken öyle gözükebilir. Güzellik, güzel olarak tek çeşittir. O geçmişin izlerini üzerinde barındırarak, anda var olma azmiyle geleceğin muştulu iklimini işaret ederek, bulunduğu dönem içinden gayretlerle filizlenerek kapılarını yakınlığı nispetinde açanlara misafir olur. İlgi ile âlakaya bağlı olarak misafirlik sürer gider.

Güzel bakanlar, katkı paylarıyla birlikte güzelliği oluşturarak tarifi kıymetli bir o kadar da zor tanımını yaparlar. Güzellik, kolay elde edilmez. Güzellik, elde kolay da muhafaza edilmez.

Güzellik; güzel bakanındır.

Hayatını güzelce güzele adayanındır.

Güzellik; Hakkını vererek bütünsel bir yolculukta nasibiyle birlikte misafir edenlerindir.

Mevcut güzelliği elde etmek için öncelikle gözlem yapmak gerekir. Gelişmelere karşı, özündeki gücüyle bütünleşmek gerekir; ulaşılmayı arzu ile beklenen her arı güzellik için. Varlığın özgünlüğündeki yolculuğuna dikkat etmek gerekir.

Asil ruhun içindeki özelliği muhafaza ederek rahmetle yayılan davete açık olmak gerekir.

Sanat, yolculuk halinde mutluluğun peşinde giderken pırıltılarla aralanan kapıya ilgi ve alaka göstermektir.

Sanatçı, yaratılışta verilen yitisiyle, samimiyetin gücüyle ilerleyerek aralanan kapıdan  ışığını toplayıp, onu eseriyle kaplayıp hayatı boyunca istikamet üzere sonsuz mutluluğun neşesiyle eserini ortaya çıkarandır. Işığın gereksiz yere kullanılıp kaybolmaması için mücadele verendir. Gereksiz perdeleri kaldırmaya çalışıp, karanlığın yayılmasını engelleyendir.

Sanatçı,

Aklını, fikrini güzellikle bezeyip

Zikrini fikrine kaplayandır.

Her vakit güzelliği sayıklayandır.

Sanatçı varlığın gölgesine dikkat kesilip, elindeki meşalesiyle etrafını aydınlatarak, sonsuz neşenin ahengini eseriyle ortaya çıkarandır. İçindeki yangın ile karanlıklara haykırandır.

Onu hayat boyu her yere yaymanın ızdarabının neşesiyle yaşayandır. Güzelliğin usanmaz, yorulmaz ve doyumsuz emekçisi, sanatçının kendisidir.

Sanatçı, çıkar ve menfaat için çalışan değildir. Hiçbir sanatçı ve hiçbir sanat baskı altına girmez, giremez. Bu tarzda yapılan çalışmalar olsa olsa dar alanda ve kendi amacı doğrultusunda olur ve sınırlı bir görüşü, belirli bir çevreyi kapsar. Oysa sanat, sınırlı bir alandaki andan sınırsızlığa uzanma çabasının yolculuğudur.

Sanat yolculuğu öncelikle doğru düşünme yitisinden elde edilir. Ardından bilgi ve beceri,  bu yolda güce güç katar. Eleştiri ile bilimsel mukayese yapılarak sona varma düşüncesinin, güzel azminin bitimsiz gayretiyle yolculuk tamamlanır.

Güzele; güzel bakmak gerekir.

Eser, ortaya çıktığı andan başlayarak bağlantı kurduğu dönemin koşullarıyla özdeşleşir. Geçmişi ibretle inceleyip ileriye ümit ve azimle ilerler ve ulaşacağı alanın ferahlatıcı kuşatıcılığını bünyesine alarak ısrarla yol gösterip, istikamete sevk eder. Doğruyu göstermeyen sanat, sanat değildir. Bir toplumun değerlerini ortaya çıkararak, koruyup, kollayıp yol göstermeyen eser, eser değildir. Kendi yolunu bulamayan birisinin, – Eser üretiyorum. Demesi bir kazadır. Böyle birisine yol vermek olası bir faciadır. Eser birleştirip, bütünleştirici olarak yol gösterici olmalıdır.

Sanat, içinde geleceğin umutlu, mutlu kapılarını açacak anahtarları barındıran çilingir dükkânı.

Sanatçı yaratılışta kendisinde var olan ve çeşitli şekiilerde sonradan keşfederek, elde ettiği gücünü yeryüzüne duyurmak için çabalayarak hayatını veya en az hayatının belli bölümlerini harcamaya adayandır. Hüzünün yoğunluğunun direnci ile doğrularak her nefeste derdinin aşkı ile yoğrularak yol alandır. Yorulduğunda eserine yaslanandır. Soluklanma, duraklama ve ilk istirahatinin ardından; ızdarıbının neşesinin dinamosuyla tekrar gayretlenerek yeniden şarj olan uslanmaz fedakârdır.

Gerçek bir sanat eserinde hâkikatın ışığı görülebilir. Ancak eser ne kadar güçlü olursa olsun, bu ışığın tamamı değildir. Ortaya çıkan eserden herkes idraki kadar, nasibi kadar faydalanır. Bakmakla görmenin ayrılmaz bütünlüğünün içindeki farkının ayrıştırmasını burada görebiliriz.

Sanat; ortak değerler manzumesinin başarıyla birleşmesinden oluşur. O, uzun mesafeler katederek ulaşılan engin pınarlarıdan elde edilir. Bu pınar azmederek çalışan ve hak edenin havuzuna akar. Hiç eksilmeksizin buradan bir yol tutup gider. O, başarı, mutluluk ve yüksek değerler nanzumesi ile anlamlı yolculuğunu sürdürerek sahibiyle  buluşur. Bu kıymet tarih boyunca; engin pınardan istifade ederek, özgün gayretleriyle ellerinde tutmaya çalışanların olmuştur.

Sanat; birleşen kıymetlerin yükselen zirvesinde oluşan ve sahip olmayı bekleyen güce güç katan değerdir.

Sanat, hakikatın eserde beyan ettiği hayattır.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

DALLAR HÛ / Yavuz Selim YAYLACI
Ahraz / Talat ÜLKER
VAROLUŞA HAYRANLIK VE… / Semra Saraç
ene’l-hû / Selami Şimşek
Baykara / Nurullah Genç
Tümünü Göster