Tarla Kuşunun Defne Dalına Konup Şakıdığı Son Salı

220
Görüntüleme
uzun, eski, soğuk bir gece
çok uzun, çok eski, çok soğuk bir gece
toplandı bölük pörçük ne varsa, dağıldı
bir kadının rüzgar tuttu yeminlerini, bıraktı
sırtını yokuşların ilmine veren bir adam
kınından sıyrılmış dudaklarıyla
hiç durmadan öperek bir sardunyayı
öç almayı kurdu hayattan
oysa kan, dağlardı yüreğini sardunyanın, kanadı
hiç sormamıştı çünkü her intikam saatinde göğe bakan
sır vermez yokuşların ser verir yolcularını

gitmeli dedi adam kadına
bağrına basarak uzun, eski ve soğuk bir geceyi
bir roman okudum dersin, kötü sonla biter hani bazıları
bazılarının sonu yoktur hatta
bir bulut yetse de rüyalarına ayrılıklar yetmediğinde
şehrin sahaflarına gemiler demir atsa da
bir romandır, sessiz biten, çoğumuzun hayatı

değil balkonlarda mahpus bakışların dağlara ağması
çözük saçların korosu yekpare yalnızlıktan
ve terli bir rençberi boğan susuzluk
romanın okunmayacak yarısı

bak, bizim bir gecemiz var heba etmek olmaz
uzun, eski, soğuk demiştim, ıssız ve yorgundu ayrıca
taşra istasyonunda bir ağaç gibidir yorgunluğu
uyumuş bir aynaya bakar gibi ıssız
gecemiz var, cür’etinle cesedim arasında
elveda.

Hamiş: Başlık “Yüz Yıllık Yalnızlık”tan
Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Zamanı Gözlerinden Yakalamak / Eyyüp AZLAL
Yok Oluşun Cazibesinde Yaşamı Düşünmek / Necmettin Evci
Yirmi Beş Issız gece-2 / Mazlum Civan
Yalnızlık Büyütüyor Seni Diyecektim / Nurettin Durman
Yakındır / Alâaddin Soykan
Tümünü Göster