tarla kuşunun defne dalına konup şakıdığı son salı

181
Görüntüleme

uzun, eski, soğuk bir geceçok uzun, çok eski, çok soğuk bir gecetoplandı bölük pörçük ne varsa, dağıldıbir kadının rüzgar tuttu yeminlerini, bıraktısırtını yokuşların ilmine veren bir adamkınından sıyrılmış dudaklarıylahiç durmadan öperek bir sardunyayıöç almayı kurdu hayattanoysa kan, dağlardı yüreğini sardunyanın, kanadıhiç sormamıştı çünkü her intikam saatinde göğe bakansır vermez yokuşların ser verir yolcularını gitmeli dedi adam kadınabağrına basarak uzun, eski ve soğuk bir geceyibir roman okudum dersin, kötü sonla biter hani bazılarıbazılarının sonu yoktur hattabir bulut yetse de rüyalarına ayrılıklar yetmediğindeşehrin sahaflarına gemiler demir atsa dabir romandır, sessiz biten, çoğumuzun hayatı değil balkonlarda mahpus bakışların dağlara ağmasıçözük saçların korosu yekpare yalnızlıktanve terli bir rençberi boğan susuzlukromanın okunmayacak yarısı bak, bizim bir gecemiz var heba etmek olmazuzun, eski, soğuk demiştim, ıssız ve yorgundu ayrıcataşra istasyonunda bir ağaç gibidir yorgunluğuuyumuş bir aynaya bakar gibi ıssızgecemiz var, cür’etinle cesedim arasında elveda.Hamiş : Başlık ‘Yüzyıllık Yalnızlık’tan.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

zamanı gözlerinden yakalamak / Eyüp Azlal
yokoluşun cazibesinde yaşamı düşünmek / Necmettin Evci
yirmi beş ıssız gece-2 / Mazlum Civan
Yalnızlık Büyütüyor Seni Diyecektim / Nurettin Durman
yakındır / Alâaddin Soykan
Tümünü Göster