İstiridye

Alnımdaki çizgilere, gizli bir vakar nakşediyor
Gördüğüm ve yaşadığım hayat
Yoksul değilim, ne de varlıklı
Orta yolda sıradan bir gezgin
Lâkin han değişik, hancı değişik, bezirgan başka
Leke sürüldüğünde şahit oldum
İnsanlığın bekaretine
Utanç heykelleri dikildiğine
Tutulan defterlere…
Ayağımıza dolaşan ısırgan otları
Saman yolu uzak, deniz kapkara üstelik

Bir bakışınla değişir iklim
Değişir gece ve gün, akla kara, varla yok
Olmadığım tarafları aydınlatmasın gözlerindeki ışık
Yoksa tufanım olur
Kaybolurum karanlıkta
Tenhasına düşerim şehrin
Ki ben gözlerinden yol bulurum
Senin ellerinle tutunurum hayata

Kireç bağlar nazarından mahrum yüreğim
Yere batar İrem, güneş doğar, yanar ay
Sahipsiz kalır bunca göçmen kuş
Çünkü
Bir sığınaktır sevdan
Evrendeki tüm gariplere

Tutun elimden ey dünyanın aşinası beyaz gül
Belki bir yağmur olur
Yıldızlar yakınlaşır
Ben yine kuşanırım öfkemi
Şehre sürerim yılkımı
O şehir ki caddelerinde yitirmişim hıncımı

Tut ki
Kapkaççılar üşüşmüş, rüyamdaki coşkuya
Belki bir rüzgar olur
Dağıtır pas biriktiren bulutları
Kar yağar yokuşuz istasyona
Harap hanın avlusuna
Belki hancı uyanır beyazlığın sesine
Belki merhem olur, uzak duran bir kuşa
Kuş uçar, dal esner, toprak sarsılır
Belki camda titreyen bir yüreğin izi kalır
Avcılardan tedirgin bir tavşanın kalbine
Bir lahzacık sükunet
Bir berduşun yoluna sırrını döküverir.
Lambalara üşüşen pervaneler azat olur
Alnımdaki şiire bir satır daha ekler
Uykusundan uyanır deryalarda balıklar
Kör kuyuda yüzler, parmak uçlarındaki sudan
Bir parça serinlik emer

Tut ki
Meftunun içindeki inceye
Tut ki ben denizde dalga sen ise istiridye
Bir sığınaktır sevdan düşkünlere gariplere
Tut ki
Ellerim sende
Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Dertdeş Olmak / Alâaddin Soykan
İkindi Vakti / Celal Türk
Hocam / Ferman Karaçam
Zurnanın Ölümü / Mehmet S.Rindokur
Zamanın Dışına Çıkmak / Bilal Kemikli
Tümünü Göster