Seyr-ü Süluk Sokağı

Evimin çok yakınında olmasına rağmen, bu sokağı hiç görmemiştim. Seyr-ü Süluk Sokak.. .Kalbime bir nüvîd-i vasl aktı, kendimi sokağın içinde buldum…

Yürümeye başladım havası, rengi, kokusu bir başka olan bu sokakta. İçimden “ya hayr-ül-umûr” dedim, bir duvar yazısı belirdi önümde “Nakşa değil nakkaşa aşık olmak gerek”…

Biraz daha yürüdüm, sonra kapı numarası 1165 olan bir evin önüne geldim. Kapıda, Bu kapı evvâbin kapısıdır yazmaktaydı. İçeri girdim, bahçede türlü türlü ağaçlar vardı. Ağaçların meyvalarının üzerinde altın varak ile işlenmiş yazılar bulunmaktaydı. Elmanın üzerinde; “Sevgilinin güzelliği sadece onun güzelliğinin bir parçasıdır”, hurmanın üzerinde; “İlmin başlangıcı Allah’ı bilmek, gayesi de aynen görmektir”, zeytinin üzerinde; “Sevgi var oluşun aslıdır”, narın üzerinde; “Hayalin gözlerimde, gözlerin dilimde, yerin kalbimde, nerede gizlenebilirsin… Vâlihîn bir hâl aldı ruhumu. Tekrar kapıya doğru yürüdüm tam çıkarken kapının üzerinde İbn Arabî yazdığını gördüm ve çıktım…

Sokakta yürüyordum, yine bir duvar ve bir yazı; “İlahi aşkın bütün vuslatlarında hasret vardır.” Kalp kapılarıma rahmet katrelerinin döküldüğünü hissediyordum. Bu arada 1207 numaralı evin önüne gelmiştim. İçeri girdim, evden derin bir ney ve kudüm sesinin geldiğini işittim. Bu hakikat ritmi beni, neş’e-i ûla’dan, neş’e-i uhra’ya götürdü. Bahçede türlü kuşlar vardı ve lisan-ı hâl ile bir şeyler söylüyorlardı; serçe “Aşk varsa her şey yerli yerinde ve coşkuludur”, güvercin; “Kendimizden geçmezsek, kendimize gelemeyiz”, muhabbet kuşu; “Bizim ders gördüğümüz yer aşktır. Bize manen ders veren de celâl sahibi Allah’tır”, saka; “Ruh karanlık içindeyse yolunu bulması için aklın aydınlığına ihtiyaç duyar, fakat ruh aydınlanmışsa kimse aklın kandilini aramaz…” Eve yaklaştım içeriden; “Ben sema ederken bir ayağımla kainatın merkezine ayak direr diğer ayağımla kainatın bütününü dolaşırım.” lafzını duydum… Tekrar bahçe kapısına yöneldim tam çıkarken kapının yanında Mevlânâ Celâleddin Rûmî yazdığını farkettim…

Yürümeye devam ediyordum. Bir duvar ve üzerinde; “Aşk, varlıklar âleminin güneşidir” yazısı… Kapı numarası biraz silik olan, her hâlde 1240 yazan bir evin önüne geldim… Bir bûy-ı ezhar geliyordu bahçeden. İçeri girdim, reng ü bû cevelanı içinde çiçeklerin üzerinde bir şeyler işlendiğini gördüm. Biraz eğildim; gül üzerinde; Aşk gelecek cümle noksanlıklar bitecek, karanfilde; “Ben gelmedim dava için, benim işim sevgi için”, menekşede; “Canlar canını buldum, bu canım yağma olsun, assı ziyandan geçtim dükkânım yağma olsun…” yazıyordu. Bu gördüğüm İşârât-ül İ’câz’lar neydi?.. Kapıya yöneldim bahçeden tam çıkacakken kapıda Yunus Emre yazısını okudum…

Sokakta yürüyordum, yine bir duvar yazısı belirdi, Çokluk âleminin emanetçisi gurbetlik yaşamaktadır…1618 numaralı eve geldiğimi farkettim. İçeri girdim, bâd-ı tecelli ağaçları ve onun üzerine takılmış cüz-i ihtiyâri meyveleri vardı. Ağaçların yapraklarına çarpan rüzgâr şunları söylüyordu; “Derman ararım derdime derdim bana derman imiş, burhan aradım aslıma, aslım bana burhan imiş, sağı solu gözler idim ben dost yüzün görsem deyu, ben taşrada arar iken O can içinde can imiş…” Meyvalara çarpan rüzgârdan; “Bir damlaydı, saldık onu denize, damla bizi nice anlasın, umman olan anlar bizi” sözlerini duydum. Biraz acele ederek bahçe kapısına yöneldim ve kapıda Niyâzi Mısrî ismini gördüm…

Saatime baktım, saatim hiç ilerlememişti, sanki zaman durmuştu. Artık eve dönmeliydim düşüncesiyle sokakta hızla yürüyordum ki, pürenvâr bir mekâna geldiğimi farkettim. Dikkatlice bakınca, bahçelerine girdiğim evlerin arka taraflarında ince yollar vardı ve bu yollar bu mekânda birleşiyordu. Yaklaştıkça nur gözlerimi alıyordu. Bir tabelada şu yazıyı okudum; “Her kim aşık olur, aşkını gizler ve bu hâlde ölürse şehit olur.” Son olarak yazının bitimindeki SAV harflerini hatırlıyorum…. Sonrası mı?.. Sonrasını ben de hatırlamıyorum…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Sokak Seslerinde Kaybolmak -I- / İsmail Bingöl
Modern Bir Kerem: Talibî Coşkun / Alim Yıldız
Göçebenin İkinci Gelişi / Mehmet S.Rindokur
Çobanlar Ateşi Güzel Yakar Hep / Selami Şimşek
Zemzem / Cafer Petek
Tümünü Göster