Saklı Mektuplar | 93

144
Görüntüleme

sorma ‘iyi misin’ diye,
hiç iyi değilim

bu kargalar susmuyor Şirâze.
biliyor gibiler gizlediklerimi,
sildiklerimi, sezdiklerimi, terkettiklerimi,
bitirdiklerimi, yitirdiklerimi… ben’deki sen’i,
her gün biraz daha kuytularıma çekildiğimi,
ve biliyor gibiler yaşamaktan vazgeçtiğimi.
inatla hayatı hatırlatıyorlar bana
her sabah çığlık çığlığa.
  ‘gel’ diyorum;
darda kalırsan, zorda kalırsan, yolda kalırsan,
geride bırakılırsan ya da…
yorulursan, atılırsan, unutulur da ağlatılırsan,
üşürsen yalnızlıktan
ve düşersen elden ayaktan…
Şirâze’m!
en gelemeyeceğini düşündüğün vakit çık gel.
hiç çekinmeden, ölçüp biçmeden, bir an bile tereddüt etmeden,
üstelik endişesiz ve şüphesiz
seni beklediğimden…
‘gel’ diyorum aşk! hiç olsun öteye geçmeden.
bir göreyim,
son bir göreyim yüz çizgilerini, ellerini ve yüreğinde yer edeni
sana görünmeden.
kimin karanlığısın sen, biliyorsan söyle;
söyle ki ben de bileyim.
kimin çukuru, kuyusu, yokluğu;
kimin çıkmazı ve umutsuzluğu,
kimin ağıdı, ağrısı, sancısı
ve kimin son yolculuğusun Şirâze!
anlat bana Tigris’te sen, bu sırrın kayda alınışını, yazılışını, anılışını.
ben de bileyim.

nerelerde bıraktım parçalarımı ben;
gitsen, görsen;
yemin olsun dağlanırsın.
topla da gel hepsini,
tamamlanayım.

susarak geçirirsin yılları, ‘birgün’ dersin hep, ‘birgün.’
boğazımdaki düğüm çözülecek, içimdeki öfke dinecek, yüreğimdeki ateş küllenecek;
unutulduğum yere dönecek tek sevdiğim ve terkedilmişliğimi sarmaya gelecek annem.
beklersin, ömür söner gözlerinde,
ve ardına baka baka göçersin.
yaşlı çınara, sakız ağacına ve zakkumlara;
ark’a dökülen selviye, ulu cevize ve meşeye;
incirin sütlenmiş yapraklarına, narın ince dallarına,
portakalın yaz kış yeşil kalışına;
dut’lara, kurtlara, kuşlara, çalılara gizlenen yılanlara selam vere vere gidersin.
Akdeniz’liyim ben Şirâze,
ben Akdeniz’in kendisiyim, yaz bir kenara.

ufka bakıyorum;
gidesim var, cesaretim yok
isteğim var, tâkatim yok
hedefim var, mecâlim yok
hayâlim var, direncim yok
niyetim var, enerjim yok.
bilmiyorum Şirâze,
artık neyim var benim,
bir de neyim yok.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Çağrı / Ay Vakti
Afrin / Şeref Akbaba
Tempo / Nurullah Genç
Nazar Ber Kadem / Selami Şimşek
Necmettin EVCİ İle Söyleşi / Yavuz Ertürk - Ahmet Mahmut Şen
Tümünü Göster