Kitabın Dün Köprüsünü Bugün Geçmek

242
Görüntüleme

Yazın hayatı ile yayın hayatı arasında vazgeçilemez bağlar vardır. Yazın hayatı, doğrudan yayın
hayatıyla ilintili bir meseledir. Yazın yayını, yayın yazını etkiler. Bu etkileşim sarmal bir düzlemde
daima devam eder. Farklı dönemlerde şekilsel değişiklikler olsa da temel öz hep aynıdır. Bu bağlamda “kitap, yazar, şair, yayın, yayımcı, editör, çevirmen…” gibi kavramlar, literatür olarak kendi sahasında çok sıkça konuşulur, tartışılır.

Ülkemiz yazın için değil belki ama yayın açısından kendine özgü tarihsel bir geçmişe sahiptir.
Kadim devirlerde “telif, müellif, istinsah, müstensih…” kavramları etrafında şekillenen bir yazın
ve yayın hayatı varken; Osmanlı’nın son dönemlerinde bu, “matbuat, matbu, tefrika, Babıali…”
kavramlarıyla karşılanan bir süreç olarak görülmeye başlar. Özellikle matbaanın gelişinden sonra bu süreç, baş döndürücü bir hızla kendi mecrasında yol alır. Gazete ve dergilerin öncülük ettiği yeni yazın ve yayın hayatı, bütün bir Osmanlı Devleti’ni etkisi altına alır. Öyle ki, yeni fikir akımları, edebi anlayışlar, sosyo-politik gelişmeler bir anda hayatın bütün cüzlerine sirayet etmeye başlar. Tartışmalar, içinden çıkılmaz polemikler, köşe yazıları, günübirlik yayımlanan “arkası yarın romanlar”, makale ve fıkralar ile renkli bir yazın ve yayın hayatı görülmeye başlar. Hatta bazı dönemlerde bu denli “karmaşa”ya hazır olmayan “Babıali,” muzır neşriyat için “sansür” kurumunu dahi kullanmaktan çekinmez. İşte böyle bereketli bir dönemde gazete ve dergi sayfalarında “roman terfika” eden yazarlardan şanslı olanları, eserlerini tamamlayıp “kitap” olarak yayımlayabilmiş, zamanın kader oklarına maruz kalan kimi talihsizler de o gazete ve dergi sayfalarında unutulmuşlardır. Bu noktada, bahsettiğimiz gazete ve dergilerin

sayfalarında gizli kalmış hazinlerin gün yüzüne çıkması, hak ettikleri değeri görmesi başta edebî sahanın görevi olsa da aslında kültür, dil ve edebiyatla içlidışlı olan herkesin boyun borcudur.

Çalışmamıza konu olan “kitabın dün köprüsünü bugün geçmek” meselesi, iyi işlere imza atan
ve kurumsal olarak bu konuya eğilen “Koç Üniversitesi”nin “Tefrika Dizisi” adını verdiği örnek
çalışmalardır. “Tefrika Dizisi” köşe bucakta kalmış bu değerli dil hazinelerini akademik bir dikkat
ve profesyonel bir yayın düsturu ile okuyucuyla buluşturmanın adıdır. Kurumsal olarak böyle
kıymetli bir işe girişen üniversitenin yayın ekibini kutlamak isteriz. Titiz bir çalışmanın ürünü
olduğu her halinden belli olan bu dizinin bazı kitapları şunlardır:

B. Sami Boyar – Aşkımı Öldürdüm
Fatma Fahrunnisa – Dilharap
Mehmet Rauf – Kabus
Salahattin Enis – Orta Malı
Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Birlik / Ay Vakti
Kandillerinde Yakılmak Üzere / Şeref Akbaba
Göklerin Yeryüzü Kederi / Necmettin Evci
Kudüs, Mısra-ı Bercestedir -Kudüs Şiirleri Üzerine... / Salih Uçak
Tüm Saatler Kıyamete Kurulmuştur / Mehmet Baş
Tümünü Göster