Saklı Mektuplar IV

210
Görüntüleme

“Seni içimin en ücra köşesine gizledim; ürkek, tedirgin, temkinli…”
Her temmuz, bana şehrimi anımsatıyor dünyanın her neresinde olursam olayım. Çok zaman geçirip, çok anı biriktirdiğim; bol tuzlu denizinde,üzerimde taşıyıp da sevmediğim her ne var ise dalgalarıyla atmaya çalıştığım; salkım saçak dolaşırken, siyah etek uçlarımdan yerlere istemediklerimi saçtığım; kavurucu
güneşinin altında, incir kokulu yollarda, nar çiçeği endamında her bakan göze dokunup saklandığım;
aşk tadında gece yürüyüşlerine çıktığım…
Minik temmuz sıcağı şehrimi yeniden yaşamak arzusu doluverince gözlerime, yüreğimdeki pır pır eden kanatları susturamıyorum işte. Yeniden’i olmayan geçmişin, geçmişte kilitlendiği gerçeği ile ıhlamur ağacı altına uzanıp temmuz şarkıları döküyorum dilimden bu yabancı toprağa.
Hüzne bulanmadan yaşanmıyor ki Şiraze.
Kimseler bilmesin öykülerimi diye ketum direnişlerle gömdüm mektuplarımı saklı kentime. İlk busenin açtığı yaranın bir daha kapanmayacağını, ilk busenin kopardığı fırtınanın ömür boyu dinmeyeceğini, ilk busenin tüm ‘hayır’lara bir asi yetiştirmede maharetinin yıllara değin uzanan dokunuşlarının artarak çoğalacağını, ilk busenin bedeni dolaşan bütün damarları nasıl da ”çat” diye bir bir çatlatacağını,
ilk busenin ne varsa aniden değiştirivereceğini nereden bilebilirdin ki Şiraze.
Mektuplarım benimdir, mektuplarımın ıhlamur kokusu benimdir, mektuplarımın canımı yakan her harfinin kıvrımları benimdir; temmuz sıcağında yeniden yazılıp, yeniden toprağa verilen, benimdir mektuplarım Şiraze.
Şehirler değiştiriyorum, şehirlerle değişiyorum. Yüzleri yüzüme yansıyor, kokuları siniyor tenime, seslerinde yitip içimin feryatlarına sekte koyuyorum. Derûni bağlılıklarımı bir hilkat garibesi şekline bürüyüp yalnızlığına mahkum ediyorum.Şehirler değişiyor Şiraze, ben değişiyorum.Ben değişiyorum, dünya değişiyor Şiraze.

Bir, yaşanmışlar olduğu gibi duruyor.“Sen yok desen de, ayın tamamı orada” diyorum.
“Hayat zaten zor, onu daha da zorlaştırmak için neden bu çaba?” diye soruyorum.
“Yanlışlar birbirini izler” gerçeğine uyanıyorum.
“Yapmamız gereken, bize zaman verildiğinde yapacağımıza karar vermek” diyerek bir gayret yerimde doğrulup göğe avuç açıyorum.
Ve hayatlardan bir gölge gibi çekiliyorum uzaklarına.
Ben Şiraze, her sabah yeniden doğuyorum; öykülerime bir yenisini eklemek, yeni bir mektuba başlamak için.
Seni temmuz ile selamlıyorum.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Bekleme, Dönmem Bu Bahar / Hakan Özbek
Ağustos Yüzlü / Erol Erdoğan
Kanı Güneş Gibi Bir Çocuk: “Alâeddin Özdenör... / Selami Şimşek
Kasıt / Esra Karabiber
Acıların Engereği / Alâaddin Soykan
Tümünü Göster