Düğme

141
Görüntüleme

Gömleğinin düğmesi yere düşünce bir an telaşlanmak geçti adamın içinden. Ama tam bunu yapacakken şaşkınlık telaşın önünü kesiverdi. Çünkü düğme bir taraftan zıp zıp zıplıyor, diğer taraftan da “kurtuldum” diye bas bas bağırıyordu. Adam,” kurtuluşun görevini yapmanı engelledi” derken, bir düğme ile konuşmakta olduğunu farkedip çevresine bakındı. Birden ortaya çıkan bir çocuk hızla eğildi ve düğmeyi yerden aldı. “Kurtuldun ama şimdi benim ellerimdesin” diye mırıldandı. Artık düğme hapsedildiği minik avuç içinden bir çıkış yolu arıyordu. Çocuk gözden kaybolduğunda, adam bir düğmenin bile ne kadar önemli olabileceğini kavramak üzereydi. “Küçük şey yoktur” cümlesi dönmeye başladı düşüncelerinde: “Al satarım, bal satarım /  Ustam ölmüş, ben satarım” “Her şeye, her olaya sebep olan gerçeğin küçük şey olduğunu görmek, ürperten bir gözlemdi” derken Kemal Ural; ne kadar küçük olursa olsun, mevcut olan her şeyin, ileride oluşacak her şeyle ilgisini vurguluyordu aslında. Bir düğmenin yerini, bir düğmeden başkası dolduramaz; her gidenin yerine birisi gelir belki, ama gidenin başka, gelenin de başka olduğu gerçeğini kimse değiştiremez.
İşte biz de birike birike kırkıncı basamağı geçtik. Aylar aylara eklendi, “daha yolun başındayız” derken bir bakıverdik büyüyüvermişiz. Küçük bir adımla çıktık yola. Küçük adımlarımız birbirini kovaladı, kocaman oluverdik.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Sadettin Ökten İle Ropörtaj / İhsan Aktaş & Hasan Taşcı
Okur Olmak / Abdullah Yıldırım
Mülteci / Ahmet Savaş
Gurubda Doğmak / Hasan Tiyek
Milat / M. Ali Garip
Tümünü Göster