Soluk Sermin Meltemi

254
Görüntüleme

Hüznü yüklen bu gece,
Gözlerinin perde aralığı tebessümünde vurulan,
Gönlümü alıp,
Birazdan gideceğim.
Yitecek griye tutsak günlerim,
Bir şarkı bırakacağım sana, söyleyemediğim…

Her nağmesinde bir çöl busesi konacak güvercin yalnızlığına,
Azad olacak tutsak yanlarım,
Bir kandil akşamına değecek gamzen, seni üşüyeceğim…
Gözyaşı kadehlerini saklayacak güneş, kırılacak zincirler.
Yaz ateşine bir kış serinliği taşıyan mısralarla,
Söylenmemiş şiirler kentinde uyuyacağım…

Alnımdaki çizgilerden sileceğim seni,
Nefeslenecek sabahlar, eşlenecek canlar, korkacak mum ışığı,
Yokluk saracak seni defne kollarıyla acıya asılı,
Ölesiye koşacağım beyaza, siyah bir çocuğun saçlarına dokunacağım.
Düşeceğim gurbetin bağrına, yetim kalan kuşlar avunacak…

Tel örgülü duygular gelecek misafir, şehzade gecelerimden,
Şehrin üstünde bir yıldız kayacak, solacak sevda kokan yolların,
Özlem kokusu değecek kirpiklerine, Yakup misali,
Gidecek izbe karanlıklara anılar, iki yakası bir araya gelmeyen aşk yıllanacak,
Hasret kuşanacaksın her seher, duvar dibine dizilmiş ırmaklar ağlayacak…

Islak ikindilerde beni bekleyeceksin, güneş kilitli pencerelerde,
Eğileceksin kadere bir isyan hükmünde, öksüz kalacak ellerin,
Dalgalar vuracak uykusuz sabahları, konacak dudaklarına kuru yapraklar.
Arayanlar beni senin gözlerinde bulacaklar,
Adım kalacak serap kapısı dudağının eşiğinde, saltanatını ilan edecek acılar,
Papatyaların koynunda saklanacağım, bulamayacak beni keder…

Güneşi gömeceğim saçlarına, devranın döndüğü vakit
Gittiğimi söylemeye gerek yok, çünkü herkes bilecek,
Bir tarafı çürümüş hatıralar geçecek, kırık omuzlu bulvarlarında,
Sinecek ölüm çatık kaşta her kuşluk vakti, aynalar korkacak yüzünden,
Mahpus kalacak lambadaki çığlıklar, çocuklar ihtiyarlayacak,

Uzatacağım ellerimi maviye, kurtulacak korku,
Ne yaşanmayan aşkların yorgunluğu umurumda olacak,
Ne de bu pembe sarhoşluğa bir diyet ödeyeceğim aklıma gelecek,
Bileceğim ki masum bir aşk yoksa orta yerde,
Düşlere vurgun gibi düşecek mahşer, vurulacak arkadan türküler…

Sonra bir rüzgar esecek benden yana, sonbahar kokulu,
Yaban bir ağrı yüklenecek Eylül,ayazda kalacak sesin, duymayacağım,
Bir küskünlük konacak dudaklarına, musalla taşından soğuk,
Işıkla aramızdaki kapılar kapanacak, içi ezilecek yaşamın.
Bir gün düzelecek bu yokuşlarda, Bengisu giyinecek ruhum,
Başlayacak ziyanlı bir dönüş, yar olmayanlara kanaviçe işleyecek nar…

Yıkanacak hüzün yağmurlarında çatlayan yüreğin, bitecek fiyakalı yalanlar
Yanan gülde uyanacak kara perdeler, dağlar yürüyecek,
Portakal çiçeği adımlarımla, gözlerindeki beni alıp gideceğim.
Ölüm dolaşacak damarlarında, gönül bedestenlerin yanacak,
Hıçkırıklarla belenen umutların ve acıyla yıkanan duvarlarınla,viran olacak bu şehir,
Bir enkaz kalacak arkamdan sana.Bir de güz yapraklarına adadığın feryadım…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Avaz Avaz Hemavaz / Ahmet Savaş
Ümit Meriç İle Şehir Kültürü ve Edebiyat Üzerine S... / İhsan Aktaş
Ne Kadar Dedimse Fayda Etmedi… / Nurettin Durman
Sanat ve Siyaset / Recep Garip
İm Dolaylarında / Alâaddin Soykan
Tümünü Göster