Uzaktan Halep

Hikayelerimiz olacaksa, gönülden kaleme

Kalemden satırlara, satırlardan kelama…

Halep olsun.Halep’i anmayan dil lal, zikretmeyen gönül viran olsun.

İçinde Halep’in sokakları, sokaklarında çocukları olmayan hikaye

Bir kez daha düşerken kara toprağa Halep,

Olmaz olsun…

Yaşamanın Haleplilere, yazmanın bize

Kaderse eğer bir coğrafyada doğmak

Doğmanın onlara …

Sırası gelmemiş imtihanları beklerken, sınanmaya talip olmasak da

Uzaktan ensar, uzaktan mücahit,

Varsa ve mümkünse, uzaktan Müslüman olmanın bizlere…

Tuzu kuru hamalların hamasetini yapmak olsa da bizimki

Yazalım Halep’i uzaktan uzağa

Kader dedik ya,

Herkes boyun eğecek bir kere, İsmail’in eğdiği boyun kadar tevekkülle.

Bilmeden bıçağın kesmeyeceğini, görmeden canına bedel canın

Gökten indirildiğini.

Zorluk içinde kolaylıklar halk edilmeden zorluğa göğüs germek gerektiğini.

Farzet ki Halep’te doğdun. Hikayen belli

Asırlık çekişmelerin ortasındasın.

Sana rağmen düşmanların şekillenmiş.

Sana rağmen uzaklardan göz koyan var sahibi olduğun topraklara.

Sokaklarından kan akacak illa

Çocuklarının kaderi, kanadı kırık kuşlar olmak

Erkekler kahpe kurşunların menzilinde.

Kadınların.. İlle de kadınların…

Dünya kadınlarının en korkulu düşlerinden

Hikayeni yazacakların en kötü kelimelerinden

Gök altında yaşanmış en fena düşmanlıklardan daha da fena

Kötülükte emsalsiz. Dahası olmaz dediğin yerde

Dahasını yaşayan kadınların

Erkekler savaşır, kadınlar yaşar.

Hikayenin sahibi onlar da, yaşayanı kadınlar.

İngilizlerin Hintli askerleri gibi. Ne gönüllü, ne farkında perdenin arkasının

Habersiz niye öldürdüğünden.

Niye öldüğünden.Kahpe oyun kurucunun adına özgürlük dediği

Son raddede istediği halkları sihirlediği, o eşsiz emsalsiz sebebi vakti gelince sürüyor önüne kurbanlarının

Birden fark ediyorlar özgür olmadıklarını. Birden alevleniyor ateşleri.

Bidonlarla gaz taşıyanı var yangınlarının

Yangınlarında yanan, kül olan, kardeşlerinin evleri.

Kendi canlarına kıyan, kardeşlerinin elleri.

Ve bitmeyen bir nida… Kaplayan yerleri gökleri

Allahu Ekber! Allahu Ekber!

Vakit din değiştirme vakti.

Belli ki içinde Allah’lı Muhammet’li

Namazlı, abdestli, oruçlu…Dinler türemiş. Birbirine öldüresiye düşman dinler

Allah’ın yasakladığı kardeş kanını kutsal kasede içmeye hazır

Gözü dönmüş canilerin sahiplendiği dinler…Adı İslam.

Kendisi çeşit çeşit.

Ya Rasülullah!

Gelsen de aramıza, ayırsan eğriden doğruyu. İçine kattıklarımızdan ayırsan dinimizi

Son yıkılışın olsun bu Halep! Son gözyaşı annelerin gözlerinde. Adalet sunacak birlikteliklerimiz ve düşmanı tanıyacak basiretimiz. Halep Kalesi’nin eteklerinde bir araya getirsin yeniden bizi.Dün olduğu gibi yarın da Arabıyla, Kürtüyle, Acemiyle, Türküyle…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Metin İstihkâm / Ay Vakti
Halep’in Kanı / Semra Saraç
Halep’ten Harput’a Bir Kutu Baklavanın... / Metin Önal Mengüşoğlu
Halepçe’den Halep’e / Nurettin Durman
Kırlangıç Kanatlarındaki Yavru Denize Zeyl / Ali Yaşar Bolat
Tümünü Göster