bir buket bahar

100
Görüntüleme

Yağmur kıskacına almış kardelenleri. Kar çiçekleri nasılda büyür kardelen olur.
Toprak susamış âdeta ve beklemektedir misafirini. Baharın müjdesini verir ve cemre toprağa düştü diye haykırır. Kışın bitiş türküsüdür âdeta ve iskânsız mahallerde boy verir. Kar çiçekleri kardelen olunca daha çok sevilir. Sevgi bir bahar şarkısı, kardelen türküsü olur.
Ve kuşlar madımak toplar. Kış aylarında avcıların tuzağına yiyecek umu­duyla düşerler. Ayaklarına dolanacak tuzakları hesaba katmazlar ve kur­ban olurlar. Yeşeren topraklar onların da umudu olur. Gagaları yeşile değecek, iplere dolanmayacaktır ayakları artık. Topladıkları çalılardan ağaç dallarına yuvalar yapacak, yumurtalar bırakacaklardır. Kanat çırpa­rak, gökyüzünde taklalar atarak dolaşacak, kendilerince bahar bayramını kutlayacaklardır. Göçmen kuşlar. Baharı en çok onlar bekler. Özledikleri bel­delere dönmenin mutluluğunu panayırlar düzenleyerek kutlarlar. Toplu gelir ve dağılırlar, adreslerini şaşırmazlar. Leylekler kendileri için yapılan yuvalara yer­leşir, çalı-çırpı toplayarak onarırlar. Yerli kuşlar ve göçmen kuşlar buluşular yeniden.
Buğulu toprak bir esenliktir. Karı ve yağmuru emer, soğukla büzülen yor­ganını atar üzerinden ve buharlar gönderir gökyüzüne. Kendinden önce cemreyle muhatap olan gökleri haberdar eder dirilişinden. Doğumu en erken olandır toprak ve yeşerir. Kış uykusuna dalanları uyarır ve yol verir.
Toprak buğusu bahar şenliğidir cemâdâtın.
Dere yataklarına sığmayan sular. Suları ıslatamadım diyen şairin dizelerine nazire, yataklarına sığmaz ve taşarlar. Cemre suya düşünce çözülür buzlar ve çeşmelerin şırıltısına eşlik ederler. Kışı ağır geçen beldelerde donar çeşmelerin suları ve baharla bir­likte çözülür, akmaya başlar. Donmayan çeşmelerin etrafını da buzullar kaplar ve oluşan buzul tabakası, minyatür buzulları an­dırır. Susuz yazın habercisi taşmayan dereler ve yağmadığı için erimeyen karlardır. Bahar derelerin taşması değil sadece, bula­nık akmasıyla da ben geldim diye seslenir.
Ağaçlar çiçek ve tomurcuk demindedir ve renk renk çiçekler kendini göstermeye başlar. Bir sunumdur yeşermesi toprağın.Ve kuzular meleyecek, kümes hayvanları arazide dolaşmaya başlayacaktır.
Ağustos böceği ve karınca hikâyesi özne olmaktan çıkar, şal ve yün mağduru insanlar yazlıklarını nevruza hazırlarlar. Bir yeni­lenme sürecine girer her şey, kımıldar umut ve kımıldar kâinat.
Baharda benim anımsamadığım daha çok şey var. Sıraladıklarım bir girizgâh. Kentli yaşamı seçenler kitap sahifelerinde yada ekranlarda göreceklerdir bunları. Yüksek binalar arasında sıkışan ruh, bu güzelliklere kenemd atmak için elbette çırpınacaktır. Şehirli yaşamda bahar yok, kış ve yaz var. Tezgahlarda mevsim meyve ve sebzeleri ve değişen mağaza vitr nleri hatırlatıyor in­sanlara mevsimleri. İnsanların nefes alacakları yerleri bile işgal edenler, mevsimleri de yok ettiklerini bir bilseler.
Benim baharım mı ?
Berdül-acüz.
Ortadoğu üşüyor, ben üşüyorum Burada yosun tutmaz denizi annelerin”

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

şiir konuşuyor / Emre Şimşek
bir kaç deli güvercin / Nurullah Genç
bir buket bahar / Şeref Akbaba
zarftan bahar çıktı / Mehmet Öztunç
yar.. / Mustafa Özçelik
Tümünü Göster