Bendeki Yalnızlık

75
Görüntüleme

İçimdeki korkular kendimi sorgulamamı ve olup bitenleri yeniden gözden geçirmemi salık veriyor. İçimde­ki korkular tırmandığım yokuşun beni tepe-taklak edebileceğini söylüyor. İçimdeki korkular, yürüyüşün emin adımlarla devamı için red ve kabullerimi, ilke ve ülkülerimi, sevinç ve tasalarımı yeniden masaya ya­tırmam gerektiğini öngörüyor. İçimdeki korkular kimlik ve kişilik aynasına bakmamı, şekil ve şemailimi kontrol etmemi yeğliyor. İçimdeki korkular gece ve gündüzümü, bugün ve yarınımı tekdüze yaşama ham­letmemi talep ediyor. İçimdeki korkular saza ve söze karışmamamı, doluya ve yağmura tutulmamamı hep anlatıyor. İçimdeki korkular bana dair anlatılanların beni tarif etmediğini ve benim olmak arzusundan ne­yi kastettiğimin anlaşılmadığını ima ediyor. İçimdeki korkular yanlış ve doğrularımın adresleri okunmuyor diye iddia ediyor. İçimdeki korkular bildiklerimi unutacağım ve gördüklerimi kaybedeceğim zehabına kap­tırıyor. İçimdeki korkular bütün vakitlerimi ona ayarlayamadığım tezinde ısrar ediyor. İçimdeki korkular hayal ettiklerim, plan ve programını yaptıklarımın zaman aşımına uğramasından bahsediyor. İçimdeki kor­kular yarın endişesi yerine bugünü yirmidört saat yaşamam gerektiği ve dünden kalanları bugüne ayak bağı etmememi tavsiye ediyor.
İçimdeki korkular yanlış zaman ve yanlış adam sahifesinin benim için her zaman olduğu gibi kapalı oldu­ğunu, doğru zaman ve doğru insanlarla yürüyüşün devam etmesi gerektiğini vurguluyor, içimdeki korku­lar, iyi niyet ve hoşgörümün farklı üsluplarla istismar edilmemesi gerektiği, sıkıntılı ve ikinci yüzü olan bir­likteliklerden uzak durmamın yol taşlarını temizlemek olduğunu beyan ediyor. İçimdeki korkular, helal ve haramları kendi anlayışına göre tanzim edenlerin, kitabi emir ve yasaklardan uzaklaşanların geçmiş üm­metler olduğu ve helakle cezalandırıldığı, noktasız ve virgülsüz , muhasebe ve murakabesiz yaşamın bugünkü helakine düşmemek için gayret etmem ve temkinli olmam konusunda uyarıyor. İçimdeki korkular, gün dönmeden yapmam gerekenleri ihmal etmeden yapmam, yarına ertelediklerimin çetelesini tutama­dıklarını ve istesem de dökümünü çıkaramayacaklarını itiraf ediyor, içimdeki korkular, önceliği olan ve sonra yapılması gerekenleri ayıklamam gerektiği ve hatır için harcanmış zamanlardansa, hakim olunan za­manların daha kıymetli olduğunu ima ediyor. İçimdeki korkular, seher vakitlerini gözlerimi yumarak ve ku­laklarımı tıkayarak geçirmemin düşüşü temsil ettiğini anımsatıyor. İçimdeki korkular, duvara yaslanan ki­taplarımı bir gün okuyamayacağımı ve odamdaki eşyaları bir gün kullanamayacağımı hissettiriyor. İçimde­ki korkular, susmam gereken yerde susmamı, konuşmam gereken yerde konuşmamı, yola koyulmanın yetmediğini, yolda yürümenin de bir hüner olduğunu hatırlatıyor. İçimdeki korkular, zaman devridaim yapmadan vakti satın almamı, ya okunacak, ya da yaşanacak şeylere imza atmamı talep ediyor. İçimdeki korkular, ayrılığın diretilmez saati gelmeden, birlikteliğin şartlarını yerine getirmede ihmalkar davranma­mam gerektiği tezinde ısrar ediyor.İçimdeki korkular, korkuları bitiren ölümün telli-duvaklı gelin olması için, bilinmez saate kadar kullukta ödün vermeden devam etmemin zorunlu olduğunu söylüyor. İçimdeki korkular bana söylemem gereken bir çok şeyi söylememem konusunda ısrar ediyor. İçimdeki korkular, öl­mez otu içmediğimi ve fani olduğumu ve bir gün emaneti sahibine tevdi edeceğimi hep tekrar ediyor.

İçimdeki korkular mı, umutlar mı? Kelimelerin arasına sıkışmış umut ve korkuları birlikte zikretmeden kaçınmak yerine, umutları da korku atına bindirdik. Kimi korkularım, kimi umutlarım, kimi unuttuklarım… Kelimelerle tezgahlanmayacak kadar değerli olan yürüyüşümüz. Yarınla el sıkıştıktan sonra, umutsuzluğu yok saydıktan sonra, korku ve umutlarımızı bir gözden geçirmek kalıyor bize. Salık verdiğimiz şey, yaşadıklarımız ve yaptıklarımızda. Yeter ki birlikte yürümeyi becerebilelim.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Bekleme, Dönmem Bu Bahar / Hakan Özbek
Ağustos Yüzlü / Erol Erdoğan
Kanı Güneş Gibi Bir Çocuk: “Alâeddin Özdenör... / Selami Şimşek
Kasıt / Esra Karabiber
Acıların Engereği / Alâaddin Soykan
Tümünü Göster