BİR YIĞIN KRİZANTEM

76
Görüntüleme

I. Şehirler yıkılabilir, Yakılabilir kuş cesetleri… Savrulmuş külleri nehirler taşırken günün sinesine, Bir kez ölenler için, bin dirilme vaadedilebilir. Yakılabilir kitaplar, anıtlaşınca öfkesi halkın Sıyrılabilir geceden Ölümü eczâ niyetiyle yaralarına saranlar! II. Söğüt ağacının gölgesinde, Pastel bir ölümdür tarih! Kuru üzümlerden alınan tat, yaramın tütünü, Küfürlü bir imleci tutuşturan vurgudan Daha bir yaşlı geçer, Ölümün mihrabına. Gün yüzüne, Doğrulmuş namlulardan damıtılmış acının Nektarıdır şehadet, Dağılırken ağzında boğuk barut kokuları. III. Akrebin geçesidir yelkovan, Tırmandıkça ayakuçlarından, öldüğünün kantonuna. Göğe çekilmiş bir halk ayaklanmasıyla açar, Direnmek için yeniden yaratılmış, Bir yığın krizantem. Ve sesidir artık ülkemin; Ölümü, ısırgan niyetine koynunda taşıyanlar.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

BİR MİLLET UYARIYOR / Şeref Akbaba
AYLARDAN TEMMUZ / Nurettin Durman
TEMMUZ ATEŞİ / Mustafa Özçelik
15 TEMMUZ DESTANI / Nurullah Genç
ÜLKEM / Recep Garip
Tümünü Göster