Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -85

1056
Görüntüleme

yeniden başlamak kandırmacasına inandık
            bu yüzden yanlış üstüne yanlış bütün yaptığımız

yerle bir etmek istiyorum bu sürgit boş hayatı, kurulu düzene karşı bir direniş benimkisi
her gün bildik sokaklardan geçmek yerine başka yollarda kıvrılmayı tercih etmeli meselâ
tüm yolların aynı meydana vardığı sözünü ilk basamak sayıp
ya da her sabah tanıdık bir maskeyle evden ayrılmasa insanlar, göreni ikilemde bıraksa
gömlek değiştirir gibi takıp çıkarsa maskelerini ruh hâlinin rengine denk
etek, çorap, kazak gibi ara ara maskelerin de eskimiş yanlarını onarsa hatta
“azalmış çekingenliği” dese, “masum yüzümün”
“anneliğimde derin çizikler oluşmuş” dese ertesi gün
ya da “zâlim tarafımda pek belirsiz etkisi zulmün”
insan,
gel-gitler arasındaki bâriz tutarsızlıklardan sebep yorulur da

vazgeçer belki oynamaktan

fısıldama artık Şirâze
            sesini duyurmaya yoksa cesaretin

aynılık ve tekdüzelik ve yeknesaklık rutin biçimde bizi sisteme köleleştiren
var gücünle durdurmak istersin Şirâze seni aynı kalıba sokmaya çalışanları
kendin olmaktan öte yoktur bir niyetin, dileğin, isteğin; faydasız çaba,

kimse seni sen olarak kabul etmeye yanaşmaz
            başlarsın sen de çıplak ellerle kuyu kazmaya bir gün işe yarayacağını farzedip
            yıllar geçer, kuyular sahipsiz kalır öyle başıboş, kimsesiz ve gereksiz
            yine de, her ne hikmetse işte
ümidin bir ucuna yapışıp inatla devam edersin nereden güç aldığını bile bilmeden
            tırnakların kırılır, ellerin kanar, için acır çaresizlik çığlıklarını duyuramamaktan
            gün gelir gücün yetmez artık gençlik hayâllerinin ardını kovalamaya
            adımların yavaşlar, uykuların artar, direncin zayıflar
ve arzuların tek tek sönmeye başlar ritmi azalan bir şarkı gibi
            zavallılığına acımaktan başkası gelmez elinden Şirâze

            ağla gözüm” dersin için için; “ağla ki temizlenesin, temizleyesin, temiz gidesin”
            anla ki beklentilerin olduğu yerde huzur filizlenmez
            her biri bir sonrakinin sessiz habercisi

bugün ayın yedisi
yılın ilk günleri
Farland’in kırsal bölgesindeyim
modernizmin dayattığı ne varsa üzerime giymişim
Şehzadebaşı’nda bir hücrede,
tek bir yaratıcıyı tesbîh etmeyi tercih ederdim oysa
varlığından emîn olduğum çıkışı bulabilseydim

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

SANMAK / Semra Saraç
VAKTE CAN BOL HAYAT SERPMEK / Alâaddin Soykan
EVET ÇIĞLIK DİYORUM / Selami Şimşek
DURMAKLA ANLAMAK ARASINDA / Necmettin Evci
MAĞARA AĞZI YOKSULLUK / Ali Yaşar Bolat
Tümünü Göster