AHMET MERCAN’IN ADAMLARI

187
Görüntüleme

Her insanın sevdiği, kıymet verdiği, değer biçtiği ve önemsediği insanlar vardır, adamları vardır. Onları konuşmak, yazmak, onların gıyabında güzel sözler sarf etmek hoştur her kişi için. İster ki, kendisi sevdiği gibi, başkaları da sevsin, bilsin, tanısın. Kendinde saklı kalmasın, bu tanışıklık ümmetin faydasına olsun, gayesini taşır o kişiler. Tabî, adamları ‘adam olanlar’ anlatabilir ancak, yansıtabilir, yazabilir. Hayata ve insanlara iyi ve güzel penceresinden bakabilenler, muhakkak surette onlarda pahasız cevherler bulabilecektirler. En şerefli bir yaratılışla yaratılan insanda cevher olmasın da kimde olsun! İşte nereden ve nasıl bakıldığı meselesi burada muazzam önem arz ediyor tefekkür ehli için.
Maksadımız, sevgili güzel insan ve Müslüman, şair, yazar Ahmet Mercan’ın “Boyasız Yüzler-23 Gerçek Adam” isimli eserini sizlerle tanıştırmak. Tanış olanlar için de tekrar bir hatırlama olur ‘en gerçek ve boyasız’ tarafından. Bilgi ve Düşünce, Özgün İrade ve Umran dergilerinde sair zamanlarda “Sulu Boya Portreler” üst başlığını kullanarak yazdığı portre yazılarını bir araya getirmesiyle oluşan bir çalışmadır Boyasız Yüzler-23 Gerçek Adam. Her bir kişiyi ayrı bir güzellik tadında okuyarak tanıyorsunuz. Mercan gibi bu mübarek insanları, mercanî bir usul ve üslupla satır satır yutuyorsunuz adeta.
Hepsinin gelip buluştuğu ortak payda; Müslüman olmak, zor günlerin ve güzel işlerin adamı olmak. Bir değer ortaya koymak ve onu yaşatmak için ömrünü vermek. Sadece güneşli havalarda meydanda gözükme uyanıklığında olmayıp, yağmur’a ve kar’a dair de hesaplar yapmak…
Yazarımız Ahmet Mercan, kıymeti haiz insanlarımızın kıymetini, değeri haiz adamlarımızın değerini daha henüz hayatta ve aramızdalar iken bilmenin ve başkalarına bildirmenin derdini/tasasını taşıyarak bu eserini oluşturuyor. Dünyaya ve dünyadakilere sırtını döndükten sonra gidenlerin ardından hep konuşula gelinmiştir. Ama ne hikmetse -hikmet olup olmadığı da meçhul ya!- güzel şeyler söylemek ve takdir etmek için hep ölümler beklenir olunur. Yaşarken değerlerimizin iyi yanlarını söylemekte takındığımız cimri tavrımız, onlar aramızdan ayrıldıktan sonra maharetli bir cömertliğe dönüşüverir. İşte bu olumsuz ve nahoş davranış profilini, anlamlı ve kayda değer bir şekle dönüştürmenin kaygısının ürünüdür bu eser ve bu sunulan ‘adam gibi’ portreler.
Seçtiği ve çok sevdiği bu güzel âdemlerden dördü şimdi aramızda yok. Ama çoğunluk sağlıklarını koruyor vaziyette. Kendilerinden faydalanmamız için uyanıyorlar her sabaha. Yaşça ve tecrübece bizden çok ileride ve güzel yerde olan, olduklarına inandığımız bu kıymetlilerimizin kapılarını zaman zaman ve çok geç kalmadan çalmanın iştiyakında olabilmeliyiz.
Bugün biz gençler, büyüklerimizin, öndekilerin değerini ve kıymetini bilirsek; ortaya koydukları olumlu işlerin kenarına/kıyısına eklenmeye gayret edersek, yarınlarda da bizden sonra gelecek olan gençlerimiz aynı uygulamayı bizler için gerçekleştirebileceklerdir. Tabi bunun için evvela, bir değer üretme ve yaşatma yolunda olabilmeliyiz, olmalıyız, olmak zorundayız. Yoksa sonraki nesillerin hesap soruculuğu karşısında ezildikçe ezilir, büzüldükçe büzülürüz; ama bunun hiçbir kimseye bir yararı olmayacaktır son tahlilde.
Yüzlerinde olmadığı gibi sözlerinde ve işlerinde de maske olmayan bu denli insanlarımızla yürümeyi bilmeliyiz diyor ve Rabbimden sayılarını artırdıkça artırmasını niyaz ediyorum. 

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

MALUMAT / Ay Vakti
SAKLI MEKTUPLAR LXXV / Şiraze
SEN DE TOZLU YAŞASANA / Kâmil Eşfak Berki
UYANIŞ / Nurullah Genç
İKİNİN PEŞİNE DÜŞMEK / Semra Saraç
Tümünü Göster