MİHMANHANE

   Tasavvufta dünya, ‘’kocakarı, gölge, laşe’’gibi tilmizlerle anılır. Ehl-i tasavvuf, dünyayı mezkûr sıfatlarla neden bu kadar yersindi? Dünya hayatının  cazibedarlığına rağmen  sonrasında meşakkatlerle dolu bir hayat olmakla aslında tüm cezbesini yitirmiş bir kadına benzetilmesinde haklı bahaneleri olsa gerek.
   Yabancılaştırmak, dışlamak tabiatımıza nakşedilen bir özellik. ‘’İnsan, insanın kurdudur ’lafı yabana atılmayacak bir bahs-i diğer. İlk insanın hikâyesinde; şeytanın düşmanlaştırılmasının en doğru bir tercih olduğu mesajı gayet açık. Dünya, insanla şeytanın ezeli mücadelesinin savaş alanı olarak resmediliyor. Bu bakımdan dünyanın şeytan nezdinde yabana atılmayacak bir koz olduğu önümüzde duruyor.
   Hayatın ‘oyun ve eğlenceden ibaret olduğu’ kadim bilgiye rağmen oyun ve eğlencenin yaşam tarzı haline getirildiği bir dünyada yaşadığımızı unutmayalım. Oyun ve eğlence ne ola ki? Bilinen meşhur anlamıyla mezkûr sözün sıradan bir eğlenceyi çağrıştırdığını söylemek sanırım kâfi gelmeyecek. Bununla beraber insan hayatının anlam ve amaçtan yoksun her anı oyun ve eğlence olarak anılsa yeridir. Bize, asıl köklerimizden feragat etmemizi salık veren her şey, oyun ve eğlencenin kavram haritasına dahil edilecek ahvaldendir.
    Oyalanmak, zaman geçirmek, vakit öldürmek… İster kendi sathında bir işleve sahip olsun isterse aksi bir durumu izhar etsin değişmez. Her bakımdan insanın bozguna uğramasının ve kendisiyle olan mücadelesini kaybetmesinin nedenlerini, hayatın boşa akmasında görmek yerinde olur. Asıl işlerin boş vakitlere hasredildiği, buna mukabil tâli olanların geçer akçe olduğu zihni bir sapmanın varlığı su götürmez bir gerçek. 
  Dünya hayatının kadim efkârda bunca yerilmesinin hikmetini nerede aramalı? El-cevap: Âdemoğlu indinde mezkûr hayat; vakti boşa harcamanın kahredici imkânlarını sunduğu için zemmedilmenin kaynağını tam da burada aramalı. Zira yaşam haliyle içkin olarak akıp giden bir seyyaledir. Sürgit her şey arkasında iz bırakmaz. İnsanın dünyaya atılmasının bir nedenini de burada aramak yanlış olmaz. İz bırakmaya imkân vermeyen bir yerde iz bırakmayı denemek. İmkân diyoruz çünkü onu fonksiyonel kıldığımızda mezkûr kavramın vetirelerine de ulaşmış olacağız.
  Mana ve gayeden yoksunluk; bizatihi oyun ve eğlenceyi tahkim ediyor. Anlam ve amacı iş ve kariyer gibi süfli yerlerde aramak modernleşmeyle yaşıt bir geçmişe sahip. Modernleşme, ideal hayat düzeninin bittiği yerde başlıyor. Nasıl olmak yerine ne olmak sorusu geçer akçe kabül ediliyor.
Dünya ribat-ı köhnedür ya’ni ki mihman-hanedür
Kimse mukim olmaz ana mihman gelür mihman gider     (Karamanlı Ayni)
  Oyun ve eğlence sonunda  bitecek. Mukim olmak ham hayal. Dünya hayatının kalıcı olmamasının sırrı da burada. Dünyanın oyalanmayla içkin bir mahiyeti arz etmesi bize şu soruyu ihtar ediyor: Oyalanmayı bırakıp asıl olman gerekene teveccühü ne zaman yerine getireceksin?

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -72/1... / Şiraze
HİSSETTİĞİM MANA ŞU Kİ / Ay Vakti
GÜZEL IRMAK / A.Vahap Akbaş
ŞAİR VE IRMAK / A.Vahap Akbaş
ÇAĞDAŞ BİR GÜL YORUMCUSU / Mustafa Özçelik
Tümünü Göster