TİP

204
Görüntüleme

19 Kasım 2014
Merhaba.
Yalnızlık bahçesinden geldin ya? Neredesin şimdi?
Kavgasızlık ve sessizlik… Ya da bitkinlik…
Sana olan sözlerimden kaçı ulaştı? Kaçı bitirdi sessizliğimi? Kaç tanesini çektin o manaya?
Yok’sun. Evet, yok.
Varlığım senden hep uzaktı zaten.
Bitik olan kapı gıcırtısıydı sadece.
Benden kalan ise bir tuhaf bilmece…
Çöz çöz bitmezdi. Bilirim, sen yüce bir varlıktın, yaratılmışların en yücesi. Öyle zannediyordun kendini ya, neyse!
Hep gözün yükseklerdeydi. Fısıltılar sessizliğimin çığlığıydı elbette.
Yaprak yaprak dolu bir sonbaharın en ışıltılı ve parlak gecesindeydik işte! Soluksuz tükenmedeydi ışıklar ve yağmurlar.
Senin gözünse uzaktaydı. Benden uzakta. Çok uzakta.
Sadece uzakta.
Göğün öfkesine boyandı her yer, benim öfkemle karışık.
Kim öfkesizdi ki?
Öfkesiz olmak için duymamak, görmemek lazımdı.
Üç maymunlar…
Kapıdan uzaklaştıkça duygusuzluk sardı üzerimi. Beni çarpman gibiydi bu parlak öfke. Korkusuz olmalıydım, cesur olmalıydım her zaman. Yorgunluğun yeri burası değildi.
Susup dinledikçe kendimi bir daha koştum yalnızlığıma. İçimdeki nefretten çok bir ilaçtı aslında.
Yaz ayını bırakmamalıydım. Yazım, benim yazımdı.
Sonbahar neydi? Gök gürültüsü ve yağmur…
Beni ıslat, yağmur! Derime işle yalnızlığımı! Sessiz olma! Bağır çağır!
Beni bırakma, n’olur!
Ben sensiz sessiz…
Fısılda bana sayhalarla. Ama beni bırakma yalnız başıma.
Ben yalnız olsam da, sen varsın yağmur.
Sen varsın gök gürültüsü.
Yalan işte: Yalnız olduğunu söylemek.
Fark edemediğim bir şeydi söyleyememek içindekileri.
Bir kitabın içeriğiydi tüm sözleri.
Kafiyeli mısralar…
Şiir…
Ne kadar ufak tefek işlerle uğraşıyorum böyle?
Ne kadar?
Para kazanmalıyım.
Çalışmalıyım.
Makam ve paran kadar insansın ne de olsa!
Kıskançlığın, öfken ve durgunluğunla değil, kazancınla.
Mutluluğun adı, bir nefeslik ömürde içtiğin çay.
Dostluk.
Paramparça kâğıtlara döndük hepimiz.
Hepimiz kimiz?
Suskun bir deniz…
Gök gürültüsü…
Ve biz…
Biz dediğim 3Ç…
Çoklu Çakılma Çağıltısı…
Evet, yalnızım.
En çok bunu itiraf etmeliydim sana, ey yalnızlık!
Tabağımdaki bademleri yiyerek…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

İNSAN VE NOKTA / Ay Vakti
LÜGAT AH ÇEKERMİŞ ŞAİR ÖLÜNCE / Nurullah Genç
YAŞAR KAPLAN’LA SÖYLEŞİ / Şeref Akbaba
GAZEL / Kâmil Eşfak Berki
ZÜNNUN / Murat Er
Tümünü Göster