GÜZERGÂH

91
Görüntüleme

I. Gök bir kuşakla dolanıp yüreğinin muştusuna Gök bir atla geçilen mesafeleri bilirim
Şayet yüreğim; Bir ızgaradan geçirilip sunulmuşsa Gecede uluyan kurtların iştahına Sesim ulanmışsa Bir sinir ucu titreyişiyle Bahçende fesleğen misali seğirmiş gövdene Davûdî bir sesle yeise düşmüş geceden geçerim Cin terbiyecisi Süleyman bereketiyle II. Aşk ki omurudur şiirimin, Dik tutar onu menzilsiz yokuşlarda Dut ağacından yapılmış idamlık sehpalar Ateşin güle evrildiği bir çağdan, İlmeğin inatla ısırdığı boyunlar gizlerim, Grisinde derin bir mavilik yatan şehirlerin Zincirini gökyüzüne dolamış, Çağın delirmek üzere olan Âdem’ine, Kınında dirim taşıyan nehirlerden, Kekre bir hafakan devşiririm Zifiri bir kemendin, kalem inceliğinde Öksüzlüğünden… III. Ben ki size; En has yaralardan inlemeler taşıyacağım Bin köleden bir şehir yaratırken bu düş Kubbelere cem edilmiş dualar eşliğinde. Yaratılıştan ustura yemiş dudaklarımla Yaralara ebed çalan bir ilahiye katılırken Bu yaşam değil midir? Bin iki yüz yıldır inzivadaki Bir örümcek tarafından örülen…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

DÜŞÜNCEDE YAŞAYAN / Ay Vakti
SAKLI MEKTUPLAR LXXV / Şiraze
İKİRCİK / Necmettin Evci
İMGELERLE YAŞAMAK / Recep Garip
AŞIK VEYSEL’İN “KARA TOPRAK” Şİİ... / Mustafa Özçelik
Tümünü Göster