HAY

165
Görüntüleme

Şaiben kırık cam sevda kapısında
her çeşidi sırra tat kadem boyu ağustosun
düştüğümüz yer inken düş düğüm
Güzü çağıran onbeş yanı /temmuz kıyan on cellâdı
Sarı bir hüzne bürünmüş miskinler tekkesi gibi
Düştüğümüz yer sabahları gördüğüm

Hay… her bölüm bir sahne üç perdeden
Koparken feryat figan naramızı
Sessiz izlemekteyiz umurumuz
Yaprağı mürekkep nar çiçeği
ateşler yanmaya dursun topraklar kanmadan
Hay
Dünyanın değişen bin bir yüzlü türüne

bu mevzu en boş konu herkesin hayatında
ağustosun en güzünde son bulmalı
yüreğin söylerse duyma dediğini
bilecek susmasını

Olmazlar lehimize yok zaten
Zaman ak sakallı ihtiyar yakış şefkatli kollarına
Son gün son saat son bir her neyse demeden
Son sözünü anlatır
Yıllar sürecek bir son beklerken sonu

Ne dediler ne diller döktüler
İspat istemez, kanıt gerekmez
Kararmış bir alemin kara bahtlılarına
Gitme demek harç değil
Her şey bu kadar barizken

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

ÇÖZÜM / Ay Vakti
YANKI / Mustafa Özçelik
SANAT GİBİ FELSEFE, FELSEFE GİBİ SANAT / Necmettin Evci
YUSUF’UN DÜŞLERİ / Mehmet Ragıp Karcı
İLKYAZ GÜLÜŞÜ / Recep Garip
Tümünü Göster