Gidelim Bu Şehirden

Kalbim firar edecek gidelim, her uzak o kadar yakın değil

Günlerimiz, aşina olduğumuz gözlere ırak değil

Şimdi bu şehirde bir yürek infilak etse, günahı teraziye sığmaz değil

Bu şehir ki günahlarımıza hiç mi hiç deva değil

Susalım ürküntüye sokulalım

Gaibe seslenelim, yine bu şehir puslu

Gidelim, hiçbir kucak onun kadar azap değil

Kanımızla silelim zaptımızı defterinden bu şehrin

Bu şehre artık hiçbir vebal ayıp değil

Gidelim tortop ayakucunda kıvrıldığımız bu şehirden

Bize susmak kimseden miras değil

Üşümeyelim ayazında kar beyaz ki murat idi bir zaman

Gidelim yağmayan yağmur o kadar da masum değil

Gidelim bu şehirden, göğsüm daralıyor

Bağrımda elem çiçekleri, yürek mi, çarpıntı mı, elde değil

Gidelim bu şehirden sokakları sersefil,

Kaçışalım ilk kehribar kokulu sokaklarından

Soba çıtırtılarından, derin homurtularından caddelerin

Koparalım her köşebaşında burkulan yüreklerimizi

Bu şehir yankı, feryat, ağıt, çığlık çığlığa

Seslenir arkamızdan, bilsin ki ondan sakındığımız

Sade bir çift göz değil…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

139. SAYI / TEMMUZ-AĞUSTOS 2012 / Ay Vakti
Yeni İmzalar / Ay Vakti
Resim Altı Şiirler-I / Mehmet Ragıp Karcı
Şirâze’den Şirâze’ye Saklı Mektuplar -73 / Şiraze
Kitaplarla Baharı Yaşamak-II / Recep Garip
Tümünü Göster