Ve Ben Ve Siz

221
Görüntüleme

Düş kişiliğe bürünür sizi çamura bulanmış bir yağmur ertesi gördüğüm sokakta. Ses en çılgın çığlığını savurur aç bir öğle vakti. Saat zamana küser zaman da sizin insafsızlığınıza. Ben hâlâ özlemleri bekliyorum hayatımın yalnız peronunda.
Gözüme Necip Fazıl kadar dost görünmüyor kaldırımlar. Giydiğim en güzel elbiseyi elleriniz teğelledi. Unutmayın siz biçtiniz şimdi iğreti duyduğunuz elbisenin modelini. Ben giyiyorum sizden kaldı diye bu şarkıdaki bütün sitemleri.
Korku sancıları affeder mi hiç? Kalp gözlerinize tiryaki siz kalpsizlere.
Romanları küçümsemeyin. Tüm kahramanlara gözlerinizi teşbihledim.
Yarım bir gelin bohçası gibi yüreğim, bilesiniz. Muradım beyaz bir kısrağın nal izlerinde. Sizde anlamsız bir tay ürkekliği, sanki daha önce hiç sevda terbiyesine tutulmamış gibi. Geceyi adadım sizden habersiz. Bir körebe oyunu oynuyorum sizinle ben hep ebe…
Hayrete düşüyorum anlama verdiğiniz mezelere. Sarhoşluğunuz bir büyük içmişe benzemiyor. Kahramanım size nazar etmişler.
Denizin hareli saçlarını limanlara saldığı mevsimde yaşıyorum bıraktığınız bütün hatıraları. Ne insafa geldiniz ne de acizliğinizi bildiniz. Bu tasa içime dolandığından beri bendesiniz. Sakın gözlerimi kederlerinize küpe etmeyiniz!
Adınız çınlar en sinsi sessizliklerimin içinde. Her harfe sevdaca bir savaş başlattım. Adınız iç ağlatıcısıdır ben de. Canımın tam üstünde gül aşığı bir bülbül konaklıyor. Rüşveti haram mı gözünüzden gelen bir gülüşün? Gönlüme sır devrimi yaptım sizi. Nasıl söylerdim ki kendimden başka birine sizi sevdiğimi? Hemen gitmeyin! Çok özledim gözlerinizin yirmilik delikanlı utangaçlığındaki kaçışlarını. Dinleyin beni! En güzel kelimeleri sizin için lügatimden kurban edeceğim. Yeni yaşıma taç yaptım ırak yerleri kucağıma bırakan talihimi. Günden güne uzaklaşan ufukların ellerinde hamurlaştığı bir körpeyim ben. Şimdi yoksunuz ama varmışsınız kadar yok sayıyorum kendimi. Gözlerimi süsleyen siyahın karanlığı beter bütün karanlıklardan. Ah ettim… Aynı siyah sizin de gözlerinize sürmelensin! Benden geldiği bilinmeden baktığınız her göz sizi mecnun diye ansın! Etekleri hasretli dağlarda arayıpta bulamadığınız Leyla olsun siz de benim adım.
Ah dedim ya! işte size ah ettim.
Çarıklı çobanlar gömmeden iki dağın arasına, sevdalı ruhumu esir almış, nihayeti çürümek olan bu bedeni.
Gelin!
Bu kederli bedeli olan bir öğreti. Aşk kavuşmamaksa annem babamın yanında ne arar ki?
Çığlığımı çocuk dualarına bağladım. Elimde açık tek şekerli bir çay ve dolu tabiki iki parmak arası.
Gelin!
Size hasret bu deliyi görün. Gözlerinizde sevda sürmesiyle bakın hiç bakmamazlık etmeyecekmiş gibi.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Gizli Sevgili / Ay Vakti
Mevsim Yazdı / Mustafa Özçelik
Taşlara İmza Bıraktım, Toprağın Tadına Doyamayışım... / Naz
Margurite I / Sibgetullah Kaya
Sanat ve Propaganda / Bülent Sönmez
Tümünü Göster