Yalnızlığın İblis Gözlü Nazarı

Yalnızlığın iblis gözlü nazarımı değdi

Aşkın dört bilinmeyenli denkleminde sana

Kaç şehir gelip geçti kalbinin içinden

Bu cehennem göğüslü ağıtların sokaklarında

Akşamın değirmeninde öğütülmüş hüzün

Hangi gözyaşlarıyla çıka geldi sofrana

Otururken ağlayan suların sebilleri altında

Sen bilmiyorsun ve bilmiyor işte hiç kimse

Bak ıslandım yine bir gözyaşı sağanağında

Bu yangınların dibacesi sen misin yoksa

Ey hüznümün darağacında asılan gök kubbe

Ne gezer durursun ateşin atmayan nabzında

Ölümün merdiveninden paldır küldür düştüm yine

Ey yeryüzü tellalı duyur bunu duyur âleme

Sen ki gözyaşları ülkesinin başkentinde

Kaç kurşun sıktın da gittin benim gölgeme

Kayıt dışı bir sevdanın defterindesin şimdi

Ve mülteci hayallerin resmigeçitlerinde

Kapı aralığından bakıp bakıp dururken

Vızır vızır geçen günlerin peşinde

Yalnızlığın o kurmalı saatinde

Baharın deli rüzgârlarına tutulurken

Kan kusan bir haritanın ortasında

Şarjörde kalan son mermiyle

Neler yapabilirim bir düşünsene

Aklımın saatli bombasıdır hatıralar

Ve kâinatın doğum sancısıdır kıyamet

Bir ömür noktasını yitirmiş cümlelerin peşinde

Bak yine kalakaldım kefensiz ölülerin şehrinde

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

133. SAYI / EKİM 2011 / Ay Vakti
On İki / Hilal / Ay Vakti
Teklif / Şeref Akbaba
Bir Mısrada Meçhul/Bir İsimde Bin Ses Bir Başkasın... / Mehmet Ragıp Karcı
Prof. Dr. Durali Yılmaz İle Söyleşi / Şeref Akbaba & Öznur Ertekin
Tümünü Göster