Küstahça Bakıyorum Hayata

255
Görüntüleme

sonbahar damlardı damlarımıza            
biz seninle sararırdık            
aydınlansın diye şu kirli yüzler            
biz durmadan savaşırdık                         
Ahmet Kaya’ya…

Küstahça bakıyorum hayata.
Ortaçağ’da, kellelerini kaybetme korkusuyla, kendi doğru bildiklerini konuşmadan sadece hükümdarın sözlerini onaylayan yöneticilere değil, hükümdarlarla bile alay edebilmeyi bilen soytarılara öykünüyorum.
Küstahça bakıyorum hayata.
Banka cüzdanlarıyla, ailelerinin soyadlarıyla ve birilerinden ödünç aldıklarıyla, kendilerini olduklarından fazla göstermeye çalışan insanlara değil, ellerinde ve yüzlerinde yarası beresi olan, yoksunluklarını madalya gibi göğsünde taşıyan, kapının eşiğinde mahcup duran insanlara öykünüyorum.
Küstahça bakıyorum hayata.
Aslında hiç istemediği halde herkes gibi davranmak zorunda kalan ve bunu sürgün edilmekten, dışlanmaktan ve elindekileri yitirmekten korktuğu için yapan insanlara değil, ardından kırk köpek havlamayan kurda kurt demezler diyerek, sürgünlere ve ihanetlere aldırmadan yaşamayı bilen insanlara öykünüyorum.
Küstahça bakıyorum hayata.
Kendisinden zayıf olana karşı zalimleşip, kendisinden güçlü olana karşı suskunlaşan, içinde birer darağacı taşıyan korkak insanlara değil, hayatlarının her anında, gerçek bir darağacının yağlı urganını boyunlarına gerdanlık yaparak dolaşan insanlara öykünüyorum.
Küstahça bakıyorum hayata.
Ne olursa olsun hayatta kalmak için türlü rezillikleri göze alan insanlara değil, hayatın dayatmalarına dayanamadıkları bir anda, kendi elleriyle intiharı seçebilecek kadar cesur insanlara öykünüyorum.
Küstahça bakıyorum hayata.
Hayatı boyunca bir adama aşk duymamış kadınlara ve kendisine çocuklar vermiş bir kadına bir kez olsun seni seviyorum dememiş adamlara değil, avucuna sevdiği kadının topuğunu doldurarak uyuyan adamlara ve bir bebeği göğsünde uyutur gibi sevdiği adamı göğsünde uyutan kadınlara öykünüyorum.
Küstahça bakıyorum hayata.
Her sabah uyandığında, yeni bir güne, renkli ve çıplak bir gazete, bir şişe pastörize süt ve ödenecek faturaların adıyla başlayan insanlara değil, her defasında bizi yaratanın adıyla güne başlayan insanlara öykünüyorum.
Küstahça bakıyorum hayata, hayat bana karşı giderek küstahlaştıkça…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Susmak Yerine / Ay Vakti
Darağacına Yuva Yapan Güvercin / Fatma Çolak
İnce Yürüyüş / Mustafa Özçelik
Bir Adamın Anlattığı Sıradan Bir Anı / Naz
Hadi Çıkalım Buradan Diyorum… / Nurettin Durman
Tümünü Göster