Denizin Rengi

229
Görüntüleme

Çalkantılı deniz gibisin,
Rüzgârının ne yönden eseceği hiç belli olmaz.
Güvenilmez sana,
Durgun vakitlerinde kumsalı şiir gibi okşayan yumuşak, cezbedici dalgalarına güvenilmez.
Üzerindeki mavi gök, sıcak güneş, hiç bitmeyecekmiş gibi görülen büyülü yazların,
Bir anda alabora eder tekneleri.
Sağlam gemilere, usta gemicilere bile kâbus olabilirsin.
Hiç emin değilsin.
Açıklarına davet ettiğin ve içine aldıklarını, yalancı yakamozlarınla dönülemez mesafelere sürüklersin.
Sonra akıntıların… Ne yöne çekeceği hiç belli olmaz.
Sen büyük denizsin, doğan böyle.
Bir kere kapılmaya görsün kumsalındakiler kışkırtıcı cazibene…
Ben küçük, sakin ama berrak akarsularda serinlemeyi seviyorum.
Emniyet içinde,
Ne zaman taşacak, ne zaman bulanacak, ne zaman durulacak bilmeliyim.
Kollarında yağmurları taşıyan baharın, sularını bulandıracağını tahmin edip,
Kuşatabilmeliyim her halini.
Ben küçük akarsuların berrak sularında,
Diplerindeki taşları irili ufaklı
Ve kum tanelerini sonsuz sayıda da olsa
Görebilmeliyim.
Hiçbir hali sürpriz olmamalı
Tedbirsiz yakalamamalı beni,
Boğmamalı kararanlık diplerinde,
Sürüklememeli bilmediğim diyarlara,
Korkutmamalı, güven vermeli
Ve beni terk edip gitmemeli uzaklara.
Tüm cazibene rağmen ey deniz!
Ben ufak akarsuların taliplisiyim,
İddiasız, kavgasız, bilinen kaygılara sahip
Kuşatılmış halleri baş edilebilir,
Sıradan akarsulara.
Yağmurla hırçınlaşsa, bulanıklaşsa da bilirim ki durulacak.
Yine pırıl pırıl bir güneşin altında,
Duru berrak ışıldayarak akacak.
Senin gibi hırçınlığın da yok etmeyecek beni,
Ve hiç aldırmadan varlığıma çalkalanmayacak.
Terk ettiği sahilde bırakınca bedenimi, başka kıyılarda umursamaz, aldırmaz salınmalarına devam etmeyecek.Bir şey olmamışcasına kumsalları okşamayacak ardımdan,
Bensizlikte yeniden varlık bulmayacak.
Durup durup kafasına takılacak her halim.
Ben küçük nehirlerin berrak sularına bakarken
Su beni kendi sanarak akacak…
Gölgem kenarından ayrılsa, suretim üzerinden uzaklaşsa hasretimle inildeyecek,
Muhtaçlığı varlığıma, yokluğuma değil,
Ve mutluluğu özümde, özünde değil.
Bende bütünleşmeyi, bende yok olmayı,
Bende bir olmayı arzulayacak benim akarsuyum.
Hayranlığım bana olan düşkünlüğüne,
Muhtaçlığım bana ihtiyacına,
Mutluluğum bende var olmasına bağlı  olmalı.
Büyük deniz! Azgın dalgaların hüküm sürdüğünde
O kararmış gökyüzü ve çılgın rüzgârların seni kudurttuğunda
İçindekileri parçalayıp yok edersin.
Koruyamazsın durgun haline kanıp sana gönül verenleri,
Ve aldırmazsın parçaladığın hayatlara
Bağlarını koparmış, zincirlerini kırmış bir çılgın olursun
Ne yapacağın hiç belli olmaz,
Sana hiç güvenilmez.
Sakin hallerin bile kabusa dönüşebilir.
Ters esen rüzgârlar bir anda çalkalar seni
Kimsecikler tutamaz çukurunda,
Ben tutamam
Gücüm yetmez.
Kolaydır sana hayran olup gönül kaptırmak.
Kimse için sığınılası bir liman olamazsın.
Oysa akarsuyum…
Kararlı, kararsız her halini bilirim,
Dibinde serinlediğim çınarımın kökleri ondan beslenir
Etrafımı yeşilliklere boğar
Rengârenktir çiçekleri,
Kenarında su içen ceylanları  vardır,
Ve zeytin ağaçlarını sulayan kolları,
Bin türlü kuşun susuzluğu onda kanar.
Sıcak yaz günlerinde bilirim, azalır suyu
Ama hiç kesilmez şırıltısı, mırıltısı.
Dedim ya halleri bellidir.
Anlaşılır, kuşatılır ve beklenebilirdir.
Sen deniz! Öyle misin ya?
Hangi halin önceden kestirilebilir,
Az mıdır gafil avladığın kurbanların,
Kurban olmaktan korkum beyhude midir?
Beni çağıran kollarına nasıl bırakayım kendimi,
Ruhumu nasıl teslim edeyim güvenilmez ellerine,
Fırtınandan kim emin olabilir ki?
Ne zaman durulacağın, yuttuklarını  geri verip vermeyeceğin nasıl bilinebilir!
Sen akarsuyum!
Özenme sakın deniz olmaya
Katrelerini denize ulaştırıp onun gibi çalkalanmaya
Sen hep benim küçük akarsuyum ol
Sende huzur bulayım
Dalgan olmasın
Sakince oturup seyredeyim bana hayranlığını
Dinginliğinde dinleneyim
Bulandığında bileyim ki durulacaksın
Durulacak ve bana hasretliğinle
Yansımamı içine alıp, suretimden sularını akıtacaksın
İçimden geçeceksin şırıl şırıl
Sana bakıp kendimi seyredeceğim
Sana bakıp kendime hayran kalacağım
Daha bir güvenle basacak ayaklarım toprağın üzerine
Ve şarkı olacaksın gönlümde dudaklarımdan taşan
Nergis’in ene’siyle değil,
Beni  yansıtma tarzına hayran olduğum için
Sana olan hayranlığımdan, sana sahip olmanın eşsizliğinden, ayrıcalığından coşacak gönlüm
Yansıtmandaki yeteneğine hayran olacağım.
Sen göstermemiş olsan göremeyeceğim kendime hayran olacağım,
Beni olduğumdan daha muhteşem yansıtabilen berraklığına hayran olacağım.
Kibirli deniz olma sakın akarsuyum
Kimse bir denizde kendini göremez,
Kendini bulamaz.
Kaybolup gider dalgaları arasında.
Belki güneş ışıkları yalancı dalgaların arasında
Hayal yakamozlarının göz kırpan yansımalarında
Denizin keyfine kalmış saatlerde
Kırık dökük, gerçek ihtişamına hiç benzemeyen pırıltılarıyla yansır,
Ve ay,
Kısa mehtaplara hapsolmuştur denizde
Gökyüzündeki saltanatına kıyasla
Ne kadar da sönük ve muğlaktır
Deniz üzerindeki hükümranlığı
Kaldı ki ben ne ay ne de güneşim.
Deniz kimselere yâr olmaz
Aldığı güzellikleri kendini süslemek için kullanır.
Kibirli, böbürlü, alımlı ve çalımlı,
Hep o
Ben denizde var olamam
Ben denizde yok olurum.
Sevgili Akarsuyum!
Sakın kendini değersiz görme
Sen ki benim içimden geçip akarken
Ben berrak suyunda, yansıttığın  ışığında
Daha bir güzelim senin üzerinde
Olduğumdan muhteşem gösteriyorsun beni
Kendindeki her şeyi beni yansıtmak için sarf ediyorsun
Ben varlığımı hissetmek için
Senin berrak sularına muhtacım
Bazen hırçınlaş, bazen de bulan
Fark etmez.
Yine durulacak olduğunu biliyorum
Ve ben sen içimden her halinle akıp giderken
Varlığınla huzur doluyum.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Kırmızı M.A. N ve Babam / Ayla Coşkun Ceren
Suçlu Kim? / Duran Çetin
Seçim / Ay Vakti
Araftaki / Zülâl Sahra
Ruh / Müjdat Er
Tümünü Göster