Yanılgı

Bu saf rengi gecenin, bu son sessizliği
Nihavent iniltisi kağıttan nefesimin
Havı dökülmüş gülücükler takıyor dudaklarıma
Annem, o korkunç yalnızlığıma yoldaş
Ancak o tahammül gösteriyor harfi bitmiş dilime…

(Bu kadar kusuru kim yüklüyor kaslarıma tanrım!)

Yırtılıp atılmış bir fotoğrafta unuttum siluetimi
Kırkdüğüm kapılar ardında ağlıyor; ağlıyorum
Bütün ayrıntılarda, evet, o türkü gizli:

Meyl eylemezem gayrisine hazreti haktan
Hem yüzleri dost özleri düşmandan usandım

Durgun bir sesti aradığım sözcük tarlalarında
Işıklı parmaklarımdan dökülen sırlı lütuf, eskiden kalma
Çocukluğumun, yanmış teninin örttüğü
Bereketli bir dua belki de…

Sahte davetiyeler çıkardılar, kirli hayatlar
Sürekli kayan yıldızlar takıldı göz bebeklerime
En çok çocuk yanımı kandırdılar, şimdi anlıyorum
Kalbimin bu denli yanılmasından, anlıyorum
Aklımı çelmesinden anlıyorum kıyamet söylencelerinin
Annemin, en çok beni severken ağlamasından, anlıyorum.

Şimdi böyle…            
Yani bu safran sessizlikte…                           
Yani bu sönmüş kandilinde gözümün…
Üç yanım yanılmalar ve kehanetler arasında sıkışmışken
Yine de yürüyorum usul usul
Tertemiz bir ıslık asarak kulağına dünyanın

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Sefer Der Vatan / Şeref Akbaba
Yaz Boz Tahtası III / Alaeddin Özdenören
Mor Işıklar / Recep Garip
Savaş Hazırlıkları / Mehmet Aycı
Sondan Baş Çıkar, Baş Sona Kalır / Nihat Dağlı
Tümünü Göster