13. Asırdan 21. Asra Yunus Emre’nin Güçlü Seslenişinin Etkisi

Etkili Mesajıyla Yunus Emre


İslam şairi Yunus Emre (1240?-1320?), ölümünün üzerinden yedi asır geçmiş olsa da sözü, dili, edebiyatı, Türkçe’si ve olaylara bakış açısıyla günümüzde adından söz ettirmekte ve mesajlarını bütün dünyaya canlı bir şekilde vermektedir. Hatta geçmiş yüzyıllara oranla günümüzde belki de daha canlı, etkili ve vurgulu bir biçimde hem de coğrafyaları aşarak varlığını hissettirmektedir.
Yunus, bugünün post-modern, bazı yazarların ifadesiyle post-truth toplumlarının bir yandan pek çok imkan elde ettiği, bir yandan da özellikle derin eşitsizlik, haksızlık ve mağduriyetlerle karşı karşıya geldiği, sahtelik ve yapaylıkların gerçekmiş, hatta hakikatmiş gibi sunulduğu küreselleşme sürecinde insanlığa sağlam bir inanç, kardeşlik, çoğulculuk, barış ve hoşgörü çağrılarını takdim etmektedir.

Çağını Aşan Bir Düşünür Olarak Yunus

Şiirlerinde derinlikli bir düşünce birikiminin varlığını hissedebildiğimiz büyük mütefekkir Yunus Emre, çağını aşan ender şahsiyetlerden biridir. Yunus Emre’nin çağını aşan ve 21. asra hitap etmeyi başaran bir düşünür, edebiyatçı ve şair olmasını, onun zamanındaki karmaşa, huzursuzluk ve kaos ortamıyla ilişkilendirmek mümkündür. Bilindiği üzere Selçukluların egemen olduğu Anadolu’da özellikle savaşlar ve siyasal gerilimlere bağlı olarak keşmekeşlik, huzursuzluk ve mutsuzluklar söz konusuydu. Moğol istilası ve Haçlı seferleri, Selçuklu Devletinde istikrarsızlığa ve zayıflığa neden olmuştu. Yeni beyliklerin kurulması ve bu beylikler arasında siyasal çekişmeler olması, kardeş kavgalarının meydana gelmesi, isyanlar vd. de dönemin diğer boyutları arasında zikredilebilir.
Sosyo-ekonomik düzlemde de Anadolu’da yoksulluk ve kıtlık mevcuttu ve bu durum insanları olumsuz etkiliyordu. Ayrıca savaşlar, talanlar vs. toplumda ekonomik açıdan eşitsizlikler meydan getiriyor veya eşitsizlikleri arttırıyordu. Bazı beylerin zulmü, özellikle zenginler üzerindeki baskısı da insanların huzursuzluğunun artmasında etkili idi.
Gerçekten de Yunus Emre’nin zamanında Anadolu’da insanlarda Moğolların saldırı ve talanlarının da büyük etkisiyle huzursuzluk, gerilim, sıkıntı, ızdırap, yoksulluk, güven bunalımı, meşruiyet krizi vs. söz konusuydu. Sezai Karakoç’un cümleleriyle 7. Hicrî, 13. Miladî yüzyılda, Anadolu, ruhî, siyasî ve sosyal bakımdan yeni bir mayalanma ve yoğrulma çağının başındadır. İlkin Batı’dan gelen ve aralıklarla birkaç yüz yıl süren Haçlı, sonra Doğu’dan gelen Moğol akımı, Anadolu’yu ve Anadolu insanının zihnini ve gönlün allak bullak etmiş, en korkunç usullerle donanmış dış savaş bitince, iç savaş başlamıştı. Selçuk hayat tarzı, Haçlı taassubu ve Moğol barbarlığının yaptığı yıkıntı ve çöküntüyü sonuna kadar karşılayacak güçte değildi. Anadolu’nun ruhuna adeta kara bir renk geliyordu. Selçuk ikindisinden sonra çöken bir akşam. Kuzgun vakti. Haçlı ve Moğol, Anadolu’nun ruhunda yalnız bir tarih yarası açmış olmuyor, bir metafizik yara da açmış oluyordu. Altşuurda bir kıyamet. Nurettin Topçu’nun ifadesiyle Anadolu Moğol istilasından sonra ezilmiş, çökmüş bir vücud haline gelmişti. Kılıçla kargının son şakırtılarının şimşeklendiği bedbaht iklimde kuvvet, son sözü söylemişe benziyordu. Böyle bir beldede güneşin doğması bekleniyordu. Bu toprağın üç asırlık Müslüman sahipleri bir gerçek sahip bekliyorlardı.

Yunus Emre: Zor Zamanlar İnsanı

Anlaşılabildiği üzere Yunus Eme bir bunalım toplumu insanı, bir zor zamanlar düşünürüdür. Denilebilir ki Yunus Emre’yi Yunus Emre yapan da bu dönemin kendine has nitelikleridir. Yunus Emre, döneminin sosyal, kültürel, siyasal, ekonomik ve eğitimsel şartlarına bir cevaptır. Bu öyle anlamlı bir cevaptır ki, onun mesajlarının muhataplarını o günün insanlarıyla sınırlı kalmasını engellemişti. Ondandır ki, Yunus’un cevabı, o günlerden bugünlere uzanarak günümüzün küresel terörüne, küresel bunalımına da cevap olmaktadır. Dolayısıyla bugünün küresel dünyası, bir düşünür olarak, bir şair olarak Yunus’un mesajlarına her zamankinden daha çok yönelmeyi düşünmelidir; Yunus Emre’yi yeni ve farklı bir bilinçle okumalıdır. Bu yeni okumadır ki, günümüz insanının kendine gelmesinde, kendini gerçekleştirmesinde çok önemli katkılar sunacaktır.
İşte bundan dolayı küreselleşmenin getirdiği olumsuzluklara, özellikle küresel şiddet, sevgisizlik, terör ve savaşa karşı Yunus’un bakışından ilham alarak bilhassa da Müslümanlar olarak buradan, bu topraklardan insanlığa İslam’ın evrensel sevgi ve gönül dilini sunmak suretiyle barış dünyası kurulabilir.
Yunus Emre, dertlidir, onun hayatı zamanının derdiyle dertlenmiş bir hayattır. Yunus Emre’nin düşüncesinde, o günün insanlarının huzursuzluğuna çözüm üretme fikri temeldir. O dertli bir insan olduğu için toplumunun ve bütün bir insanlığın acı ve kederleriyle ilgilenen bir gönül ve sevgi adamıdır.
Bugün maddi olarak insanlık çok büyük bir birikime sahip olmasına rağmen sevgisizlik gibi büyük bir problemle karşı karşıya bulunmaktadır. Yunus Emre’nin mesajları, işte bu sevgisizliğe karşı sevgiyi inşa ederek yeni bir dünya kurabilecek mahiyettedir. Esasen bu sebeple de günümüzün acılı, dertli, ıstıraplı dünyasına hitap edebilmektedir.

Yunus Emre Bugüne Mesajının Derinliği
Bugünün kaos dünyasına, maddi çıkar ve iktidar hesabından başka hiçbir hesabı olmayan büyüklenmiş zalim küresel aktörlerin istedikleri yere girerek ekini ve nesli yok ettikleri, fesat çıkardıkları, zayıfı ezdikleri bu dünyaya Anadolu’nun bir köşesinden çıkmış bir insan, bir şair, bir düşünür olarak Yunus Emre’nin mesajı oldukça derindir, derinliklidir. Madden güçlü, ama mutsuz olan, ezeniyle ezileniyle huzursuzluğun doruk noktasında bulunan günümüz insanına Yunus Emre iyilik, kardeşlik, barış ve adalet mesajları vermektedir. Şu dizeleri başka nasıl anlaşılabilir ki:

Nazar eyle itiri, bazar eyle götürü,
Yaradılanı hoş gör, Yaradandan ötürü

Bu dizeler, o kadar önemli bir mesajla yüklüdür ki, hem İslam kardeşliğini hem de diğer insanlara iyi gözle bakmayı, onlarla iyi münasebetler geliştirmeyi bu kadar güzel ifade edebilmektedir. Bu şiir tam da bugüne, bugünün doyumsuz vampirlerine, yamyamlarına, insanlığın bütün maddi ve manevi birikimleri sömüren zalimlere hitap etmektedir.
Yine şu mısralar, bize, bugüne benzer mesajları vermektedir:

Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan
Şer’in evliyası ise hakikatte asidir.

Hak nazar kıldugı câna bir göz ile bakmak gerek
Ana ki Hak nazar kıldı ben anı niçe yireyin

Bu ve benzeri dizelerde Yunus Emre, aslında insanlık değeri açısından hiç kimseyi diğerinden aşağı görmemektedir.
Yunus Emre’nin Divan’ı bu tür mesajlarla doludur. Onun bugüne en önemli mesajları da bu tür mesajlardır.
Yunus, bir üyesi olduğu sosyoloji zemininde iki eserinde ortaya koyduğu sosyolojik okuma ile bugünün sosyolojisine güçlü seslenişte bulunmaktadır. Günümüz insanının ihtiyaç duyduğu samimiyet, insaniyet ve bağlılık, onun kişiliği, kimliği ve dilinde mücessem bir şekilde 21. asrın bütün dünyasına sunulmaktadır.

Seçilmiş Kaynakça
Hatemî, Hüseyin (1994). “İnsan Hakları Öğretisi Açısından Yunus Emre’nin Dünya Görüşünün Değerlendirilmesi”. Yunus Emre (Makalelerden Seçmeler). Haz. H. Özbay-M. Tatcı. Ankara: MEBY., ss. 175-191.
Karakoç, Sezai (1977). Yunus Emre. 3. bs. İstanbul: Diriliş Yayınları
Köprülü. M. Fuat (1965). Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar. 2. bs. Ankara:
Okumuş, Ejder (2008).“Küresel Durum-Problemi, Evrensel Barış ve İslam”. Diyanet İlmi Dergi. 44/3. Temmuz-Ağustos-Eylül.
Okumuş, Ejder (2011). “Küreselleşme ve Yunus Emre”, X. Uluslar arası Yunus Emre Sevgi Bilgi Şöleni Bildirileri, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Basımevi, Eskişehir 2011, ss. 703-749.
Tanpınar, Ahmet Hamdi (1956). XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi. 2.bs. İstanbul : İÜEFY.
Topçu, Nurettin (1994). “Yunus Emre’de Vahdet-i Vücûd”, Yunus Emre (Makalelerden Seçmeler). Haz. H. Özbay-M. Tatcı. Ankara: MEBY., ss. 429-439.
Turan, Osman (2005). Selçuklular ve İslâmiyet. İstanbul: Ötüken Yayınları
Turan, Osman (1999). Selçuklular tarihi ve Türk-İslam medeniyeti. 8. bs. İstanbul: Boğaziçi Yayınları.
Yunus Emre (1965). Risâlât al-Nushiyya ve Dîvân. Haz. Abdülbâki Gölpınarlı. Eskişehir: Eskişehir Turizm ve Tanıtma Derneği Yayını.
Yunus Emre (1980). Yunus Emre Divanı. Haz. Faruk Timurtaş. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayını.
Yunus Emre (2008a). Risâletü’n-Nushiyye (Tenkitli Metin). Haz. Mustafa Tatcı. İstanbul: H Yayınları
Yunus Emre (2008b). Yûnus Emre Dîvânı (Tıpkı Basım). Haz. Mustafa Tatcı. İstanbul: H Yayınları
Yunus Emre (2008b). Dîvân-ı Yûnus Emre. Haz. Mustafa Tatcı.
Yunus Emre (2018). Nasihat Kitabı. Haz. Ejder Okumuş. İstanbul: İnsan Yayınları.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Yol Oldur Ki Doğru Vara / Şeref Akbaba
Aforizmalar / Naz
Hanende Melek’in Hüseyin Avni’si / Mustafa Uğurlu
Çakır Gözlü Çocuklar / Müjdat Er
Yol Telaşı / Emrah Bilge Merdivan
Tümünü Göster