Karaçay’a Akşam İnerken Söylenmiş Bir Prelüd

I.

şimdi çoğul bir hüzündür gözlerin bütün zamanların
en esrik yalnızlıklarında. halkın da böyledir.
ezilmiş üzümlerin tiyekleri gibidir çoğu zaman
yırtık kalmış fotoğraflardan kalma eksik hükümler.

ağzının çukurunda oturur tarih, biraz tozludur.
ben onu biliyorum oysa o beni unutmuştur.
hem unutulmamış ne var ki sesinin mahzeninde
geriye kalan tüm her şey biraz fosildir ya zaten,
yok olmuştur.

II.

yürüdüm karaçay’a doğru. belki bin düşünle.
bir ağaç düştü önüme. dedi ki bu suçtur;
dağları tutan kesif uçurum.
ve düşündüm orda, karşımda sürekli
tekrar eden aynılığı. dedim belki de her şey
aynıdır puslu bir aynada kalabalık çoğalırken.
ne de olsa farklılık – dünyaya göre – bir hastalıktır.

ve düşünmek, biraz da her suça ortak olmaktır.

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Günlükler / Şeref Akbaba
Saklı Mektuplar / 105 / Şirâze
Aforizmalar / Naz
Afrika’nın Yapayalnız Lales / Muhammed Emin Kaplan
Uçurumda Bir Gömü / Ezgi Elçin OYNAK
Tümünü Göster