Vadi

233
Görüntüleme

Eskiden, aşk denen o tatlı kelimeyi
işitmeye göreyim.Ilık bir su akardı
içimden. Savunma için gerekliydi.
Sizin cephede ne var ne yok.
(Nuri Pakdil, Umut)

Sonsuz bir hasattır bu. Ümit biter mi ?
Nasıl kurutur rahle ilmini gök kutlunun?
Ilık suya yatırır içimdeki kargaşa
Savunmaya çağrılan ince, uzun kuşkuyu

Dağ yürür kıyamete. Aşksa uzun bir susku
Korkuyu kitaplara kazır bıçkın, saf ilim
Yürür damara sabır. Sevgili içli yağmur
Huysuz bir anahtarla açılır sesli saray.

Bir çinili köşk şimdi kökü deniz mantığım
Her duvarda seyrana çıkan soru kadranı
Saat bu durdurulmaz akışı insanlığın
Dönen. Yanımda duran. Sonra koşan. Bitimsiz…

Bırakın ölüm kalsın adı hüzünlü yüzün
Kasım. Sen bildirdin sevmeyi bir periyi
O yüzden karanfil yutar akşam yağmurun
Kutsal harcında büyür çıbanlı kıvılcımlar.

Aşk beni, aç, pusatsız bir koşuya götürür
Hücrelerimde yürür lanetli esir gölge
Kalbi yıkanmış katil, ne çok teslim görünür
Koleksiyondan çıkmış sevgili vadisinde…

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Konuk / Ay Vakti
Büyük Doğu / Alaeddin Özdenören
Kan Dersi / Jan Devrim
Aşk, Sen – Liebe Du / Marie Laurenti
Vadi / Özcan Ünlü
Tümünü Göster