Sevgili Şair

Şiirin gizemli bir tarafı olmalı ki bizi böyle peşi sıra koşturup duruyor. Muhakkak bunda bir sorun var diye düşünmekteyim. Şiir sorunsuz olsaydı rahat bırakırdı bizi herhalde.

Senin bu şiirinde her ne kadar uzak bir medeniyeti, soy kırıma uğramış bir medeniyeti, uzak bir coğrafyayı imlemek istemiş olsan da gene o önlenemez ilgiyle insani sorunları bir tarafa atmak mümkün görünmüyor senin de soruna baktığın gibi.

Yaklaşımını beğendim doğrusu. Daha önce konuştuğumuz gibi veya senin şiirlerin üzerinde özellikle konuştuğumuz gibi tema’nın yanında imgenin de asıl bir unsur olduğu gerçeği var her zaman. Bir şiir için gerekli görülen neyse onu hakkıyla yerine getirmek icap ediyor. Bu tür şiirlerde bütünlük daha çok aranıyor gibi. Çünkü hem o tarihi imgeyi yakalayacaksınız hem gerçek bilgiler üzerinde yoğunlaşacaksınız hem de akıcı bir üslup kullanacaksınız.

Zaten bu başarıldığında o şiir için de sorun hal edilmiş demektir. Yani şiirin artık meydana çıkması tamamlanmış demektir.

Senin artık aslında şu kelime dağarcığını bir iyice zenginleştirmen gerekiyor. İyi bir dil, iyi bir şiir. Şiiri yazıya geçirirken elzem olan o akıcı dilin rahatlığı kendini orada çok belirgin olarak ortaya koyar zaten. Kendini belli eder. Çünkü şiirin esas maddesidir kelimeler. Yani kelime seçimi olsun, mısraı kurarken ki haleti ruhiye içindeki yoğurulmalar olsun çok farklı şekillerde tezahür edecektir ki onu o zaman sen de zaten çok rahat bir şekilde fark edeceksin.

Şiirdeki fazlalıkları atman gerekiyor aziz dostum. Şiirde kendine iyi bir yer edinmek istiyorsan kendini yoracaksın! Cimri olmayacaksın! Şiirini bozan, aykırı duran, yâda birbiriyle uyuşmaz kelime yığınlarını hiç acımadan ayıklayacaksın ve çıkarıp atacaksın şiirinden. Zaten daha ilerde, sen şiirini olgunlaştırırken bunları göreceksin. Belki şimdi sana zor gelebilir bu şiirin içindeki uyuşmaz, fazla kelimeler nelerdir diye. Ama sen şair olacaksan birkaç atılmış kelimenin ne önemi olacak ki!

Sonra Allah’ın yarattığı kelimeler mi bitecek sanki sen onları atarsan şiirinden. 

Bu mısra yapısı sorununu da artık hal etmen gerekiyor. Yeni başlayan bir heveskâr gibi davranma lütfen. Kendini bir iyice siygaya çek ki ilerisi için hayırlı şeyler olsun.

“Gecenin bütün renkleri” demesen de -gecenin renkleri- desen veya “yüreğimizin”, değil de –yüreğimin- desen daha iyi olmaz mı?  “Savrulur insan” imajını daha bir anlamlı kılacak mısra bütünlüğü içinde ele alsan bu şiirin akıbeti açısından daha iyi olmaz mı? Bu şiiri bütün olarak ele alacak olursak biraz daha çalışın üzerinde derim size!

Ama mutlaka şiirindeki o marazi fazlalıkları atmalısın!

Kelime dağarcığını okuyarak geliştirmelisin!

Kendine bir okuma mecburiyeti getirmelisin!

Çeşitli metinleri okumak çok yararlı olacaktır eminim!

Sevgiyle kal, şiirin peşini bırakma!

(İmza: Editör)

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Bir-İki Erzurum / Şeref Akbaba
Sonsuz Senfoni / Semra Saraç
Karaboyun Durağı / Ferhat Öksüz
Yazgı / Yavuz Ertürk
Ayna Geçitlerinde Bir Beyaz Karanfil / Güven Fatsa
Tümünü Göster