Ben Yanlışımın Peşindeyim

157
Görüntüleme

Hayat bir yanıyla baktığınızda binbir zorluğun, keşmekeşliğin kol gezdiği, hayatınızı çepeçevre kuşattığı bir çember gibi olsa da hakikatte içiçe geçmiş genişleyen dairelerden oluşmuştur. Her bir dairenin kendine has bir misyonu, işlevi vardır. Bir kısım daireler insanı kendi özünden, hakikatten uzaklaştırıyor görünse de esasında bu daireler arasında dengenin yerli yerince kurulmamasından kaynaklanmaktadır.
Hayatınızın merkezine aldığınız değerler, değerlerin hayatınızdaki hiyerarşik, yapısal önemini belirler. Dünya işleri diye tabir ettiğimiz bir uğraşı sizi, özünüze dönük bir uğraşıyı yerine getirmekten alıkoyuyor veya önemini düşürmenize sebep oluyorsa, cevabını dışınızdaki dünyada aramayın, bilakis içinizdeki dünyanızda arayın. Hiçbir zamanda bulduğunuzu sandığınız şeyleri yeterli görmeyin, görmeyin ki kendinizi yeterli (müstağni) görmeyesiniz ve arama işlerinizi sürekli kılıp bulasınız ve de bulduğunuz zamanda dahi biteviye arayasınız. Ancak “arayanlar bulanlardır, bulanlarsa arayanlardır” sözünün hikmetine nail olasınız.
Yanlışı bulduğunuz yerde kaybolmuştur doğrunuz, doğrunuzu kaybettiğiniz yerde de yanlış karşınıza çıkmaktadır. Tıpkı güneşin battığı yerde karanlık, karanlığın kaybolduğu yerde aydınlığın ortaya çıktığı gibi. Doğru ile yanlış, zıtların birbirini tamamlamasıdır. Birbirine karşıt gibi görünen hakikatin iki yüzüdür. Evet iki gerçeklik, doğrunun bittiği yerde başlayan yanlış, yanlışın bittiği yerde başlayan doğru. Hayat bu iki çizgi üzerine kurulmuştur. Biri öbürsüz olamaz. Olursa hayatın dengesi, ahengi bozulur. Oysa hayat imtihan içindir.
Evet hayat imtihan içinse, doğrumuzu ortaya çıkaracak o büyük yanlışımızı arayalım. Korkmayalım olanca haşmetiyle, büyüklüğüyle karşımıza açık-seçik çıkmasından. Korkmayalım ki bizi utandıracak güne kalmasın. Herkes kendi yanlışının peşine düşsün, başkasının değil. Yanlışını arayan, doğrusunu arıyor demektir. Doğrunun hakikati, haşmeti, yanlışın gerçekliğinde gizlidir. Kimsenin yanlışını kimse sormamalı, söylememeli çünkü onun gizli olan yanlışında, ancak onun doğrusu yatmaktadır. Bir başkasının açığa çıkaracağınız yanlışı sizin doğrunuzu ortaya koymayacaktır. Başkasının yanlışının ortaya çıkmasıyla sağladığınız doğru işinize yaramayacaktır. Bireyin yanlışında erdemli insan, toplumun yanlışında erdemli toplum yatmaktadır. Öyleyse herkes kendi yanlışının peşine düşsün. Düşsün ki birey kendi kıyametinden önce hayatını kıymetlendirsin. Toplum içerisinde kıymetlerin yan yana gelmesiyle, erdemli medeniyetin yolu aydınlansın.
Ha!., her şeyi dosdoğru, hatasız, eksiksiz sanmayın. Hani derler ya “eğrisi olmayanın doğrusu da olmaz.” Her şeyi tozpembe, güllük gülistanlık görmek gerçekleri görmemektir. Doğru yol üzerindeki ufak tefek, hele de istenmeden, bilmeden yapılan yanlışlar, bunlar çıranın karanlığı aydınlatmak için yakıldığında kendinin yanıp yok olması ve aydınlığının yanında is de (duman) çıkarması gibidir.
Zıtların varlığıyla birlik sağlanmaktadır. Her şey zıddıyla kaimdir. Karanlık olmasa aydınlığın, yanlış olmasa doğrunun, küfr olmasa imanın anlamı olmaz. Şirkin ne olduğunu bilmezseniz tevhidi kavrayamazsanız. Cehennem ateşinin tesirini idrak edemezseniz cennet bahçesinin hoşluğunu duyamazsınız.
Kalpten sezemiyorsanız, akılla halledemezsiniz maverayı, akılla çözemezseniz problemlerinizi kalp ile halledeceğinizi sanmayın masivayı.
Ben zıtların dünyasında birliğin, birliğin dünyasında dirliğin, dirliğin dünyasında “varlığın” peşindeyim.
BEN YANLIŞIMIN PEŞİNDEYİM!

Paylaş

Bu Sayının Diğer Yazıları

Kedigözü / Jan Devrim
Kız Kulesi / Adem Özbay
Sitem / Abdullah Yıldırım
Rüya / Rasim Demirtaş
Uçurtmam Var / Hakan Özbek
Tümünü Göster